<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hastalık Rehberi &#124; Tüm Hastalıklar, Sağlıklı Yaşam, Kalp Hastalıkları, Tedaviler, Hastalık Tedavisi, Göz Bozuklukları, Hastaneler, Grip Tedavisi, Diyetler</title>
	<atom:link href="http://www.hastalikrehberi.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hastalikrehberi.net</link>
	<description>Sağlıklı bir yaşam için hastalık rehberinize uğrayın...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 19 Feb 2010 09:37:30 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Rahim Ağzı Kanseri</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/rahim-agzi-kanseri.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/rahim-agzi-kanseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:37:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[gövde]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın rahmi]]></category>
		<category><![CDATA[rahim ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1385</guid>
		<description><![CDATA[
RAHİM AĞZI KANSERİ NEDİR?
Kadın rahmi gövde ve rahim ağzı kısımlarından oluşur. Rahim ağzı rahmin doğum sırasında genişleyerek bebeğin çıkmasını sağlayan kısmıdır. Bu kısmı oluşturan hücrelerin anarmal bölünmesi ve üremesi sonucunda rahim ağzı kanseri oluşur.
Rahim ağzı kanseri, jinekolojik tümörler içinde sağlıklı kadınlarda yapılan düzenli tarama ile önlenebilen yegane kanserdir. Uygulaması oldukça kolay olan Pap-smear testi rahim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/rahim_agzi_kanseri_b.jpg"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/rahim_agzi_kanseri_b-150x150.jpg" alt="" title="rahim_agzi_kanseri_b" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1386" /></a></p>
<p>RAHİM AĞZI KANSERİ NEDİR?</p>
<p>Kadın rahmi gövde ve rahim ağzı kısımlarından oluşur. Rahim ağzı rahmin doğum sırasında genişleyerek bebeğin çıkmasını sağlayan kısmıdır. Bu kısmı oluşturan hücrelerin anarmal bölünmesi ve üremesi sonucunda rahim ağzı kanseri oluşur.</p>
<p>Rahim ağzı kanseri, jinekolojik tümörler içinde sağlıklı kadınlarda yapılan <span id="more-1385"></span>düzenli tarama ile önlenebilen yegane kanserdir. Uygulaması oldukça kolay olan Pap-smear testi rahim ağzında kanserleşme eğilimi olan hücrelerin saptanmasını sağlar. Bu hücrelerin kanserleşmeden tedavisiyle tam iyileşme mümkün olur. Rahim ağzı kanseri oluştuktan sonra lenf bezlerine, çevre organlara ve kan damarları yardımı ile uzak organlara yayılabilirler.</p>
<p>RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR ? </p>
<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıkların başında gelen AIDS virüsü (HIV) ve insan papilloma virüsü (HPV) infeksiyonları serviks kanseri oluşumunda önemli risk faktörlerindendir. Sigara kullanımı, çok sayıda kişiyle cinsel temas, cinsel hayatın erken yaşlarda başlaması diğer risk faktörleridir.</p>
<p>BELİRTİLERİ NELERDİR? </p>
<p>Cinsel temas sırasında kanama veya ağrı, anormal vajinal akıntı veya kanama, bel ve kasık ağrıları en sık belirtileridir</p>
<p>NASIL TEDAVİ EDİLİR ?</p>
<p>Hastalığın yaygınlığı tedavinin şeklini belirler. Hastalığın evresine göre cerrahi, radyoterapi, radyoterapiyle eşzamanlı kemoterapi veya sadece kemoterapi uygulanabilir.<br />
Cerrahi tedavi yerleşimi rahim ağzı bölgesinde sınırlı tümörlerde uygulanır.<br />
Bu girişim tümörün boyutuna göre küçük cerrahi tekniklerden (biopsi), tüm rahim, rahim ağzı ve lenf bezlerinin alındığı (histerektomi ve lenfodenektomi) büyük cerrahi tekniklere kadar değişmektedir.<br />
Radyoterapi rahim ağzı kanserinin her aşamasında uygulanabilen tedavi yöntemidir.Rahim ağzında sınırlı tümölerde cerrahi veya radyoterapi ile şifa oranları benzerdir. Ayrıca radyoterapinin etkisini arttırmak amacıyla radyoterapiyle birlikte kemoterapi uygulanabilir. Bu durumda radoterapinin yanetkileri artabilir.</p>
<p>ERKEN TANISI MÜMKÜN MÜDÜR?</p>
<p>Cinsel yaşamın başladığı yaştan itibaren kadınlar her yıl düzenli olarak kadın-doğum uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Düzenli aralıklarla rahim ağzı ve hazne akıntısından alınan örnekler patolog tarafından incelenir. Bu sayede kanser oluşmadan önce veya çok erken evrede tanı koymak mümkündür. Erken tanı konan hastalar tamamen iyileşir. </p>
<p>Kaynak: Tıbbi Onkoloji Derneği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/rahim-agzi-kanseri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pankreas Başı Kanseri</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/pankreas-basi-kanseri.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/pankreas-basi-kanseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:35:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[iştahsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer büyümesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[Pankreas Başı Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1382</guid>
		<description><![CDATA[
Kilo kaybı, iştahsızlık, karaciğer büyümesi, ciltte kaşıntılar, halsizlik ve ağrılardır. Fakat genelde semptom göstermediği için kanser tespit edilen hastalar terminal döneme gelmiş olduklarından çoğunlukla 6 ayda hayatlarını kaybetmektedirler ingiltere&#8217;de kanser araştırmaları merkezi klinik denemeler şefi Kate low yaşam süreleri genellikle aylarla ölçülmektedir demiştir.
 KLASİK TEDAVİ
 Pankreasın vücudumuzdaki yeri dolayısıyla cerrahi operasyon çok zor ve komplikedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/Pancreatic_Cancer550_ab.jpg"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/Pancreatic_Cancer550_ab-150x150.jpg" alt="" title="Pancreatic_Cancer550_ab" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1383" /></a></p>
<p>Kilo kaybı, iştahsızlık, karaciğer büyümesi, ciltte kaşıntılar, halsizlik ve ağrılardır. Fakat genelde semptom göstermediği için kanser tespit edilen hastalar terminal döneme gelmiş olduklarından çoğunlukla 6 ayda hayatlarını kaybetmektedirler ingiltere&#8217;de kanser araştırmaları merkezi klinik denemeler şefi Kate low yaşam süreleri genellikle aylarla ölçülmektedir demiştir.</p>
<p> <span id="more-1382"></span>KLASİK TEDAVİ</p>
<p> Pankreasın vücudumuzdaki yeri dolayısıyla cerrahi operasyon çok zor ve komplikedir. Bazı vakalarda mide, bağırsak ve karaciğerin de ameliyat edilmesi gerekmektedir. Sonrasında kanserin hücre türüne ve hastaya uygun kemoterapi uygulanır. Fakat bu  tedaviler maalesef çözüm olmamaktadırlar. Bu yüzden pankreas başı kanserleri  onkologların en çok zorlandıkları kanser türlerindendir. Pankreas tümörünün büyüyerek safra yolunu tıkaması,  karaciğerin ve safra kesesinin işlevsiz kalması oral yolla aldığımız bazı zararlı maddelerin kana karışmasına sebep olurlar. Bu da hepatitlerde görüldüğü gibi cilt sararmalarına ve tüm vücut fonksiyonlarının aksamasına sebep olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/pankreas-basi-kanseri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mide Kanseri Nedir?</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/mide-kanseri-nedir.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/mide-kanseri-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:34:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Korsinoidler]]></category>
		<category><![CDATA[lipomlar]]></category>
		<category><![CDATA[liposorkomlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mide kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1379</guid>
		<description><![CDATA[
Korsinoidler, lipomlar, liposorkomlar, lenfomalar gibidir.
Sağlık bakanlığı kanserle savaş dairesi başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, en çok ölüm nedeni olan kanserler arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır demiştir. Erkeklerde daha sık görülen bu hastalık, ülkemizdeki kanser vakalarının %8 ini oluşturmaktadır.

Kırsal bölgelerde, varoşlarda ve sosyo-ekonomik açıdan düşük seviyelerde bulunan kişilerde daha yaygındır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/mide.gif"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/mide-150x150.gif" alt="" title="mide" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1380" /></a></p>
<p>Korsinoidler, lipomlar, liposorkomlar, lenfomalar gibidir.</p>
<p>Sağlık bakanlığı kanserle savaş dairesi başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, en çok ölüm nedeni olan kanserler arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır demiştir. Erkeklerde daha sık görülen bu hastalık, ülkemizdeki kanser vakalarının %8 ini oluşturmaktadır.<br />
<span id="more-1379"></span><br />
Kırsal bölgelerde, varoşlarda ve sosyo-ekonomik açıdan düşük seviyelerde bulunan kişilerde daha yaygındır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/mide-kanseri-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lenfomalar</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/lenfomalar.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/lenfomalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:32:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Lenfomalar]]></category>
		<category><![CDATA[onkolojik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1376</guid>
		<description><![CDATA[
LENFOMA NEDİR ?
Lenfoma ,diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır. Lenf sisteminden köken alan habis bir hastalıktır. Lenfomalar öncelikle 2 gruba ayrılır. Hastaların az bir kısmı Hodgkin Hastalığı denilen lenfoma türüne sahiptir. Çoğunluk, Hodgkin dışı (Nonhodgkin) denilen lenfoma grubunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/lenfomalar_b.jpg"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/lenfomalar_b-150x150.jpg" alt="" title="lenfomalar_b" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1377" /></a></p>
<p>LENFOMA NEDİR ?</p>
<p>Lenfoma ,diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır. Lenf sisteminden köken alan habis bir hastalıktır. Lenfomalar öncelikle 2 gruba ayrılır. Hastaların <span id="more-1376"></span>az bir kısmı Hodgkin Hastalığı denilen lenfoma türüne sahiptir. Çoğunluk, Hodgkin dışı (Nonhodgkin) denilen lenfoma grubunda yer alır ve hastaya sadece lenfoma deniliyorsa genellikle bu grup kastedilmektedir.</p>
<p>LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?</p>
<p>Lenfatik ve immun sistem , vücudun enfeksiyonlara karşı mücadele etmesini sağlayan sistemin içinde yer alır. Lenfatik sistemde lenf bezeleri denilen boyun, koltuk altı, kasık bölgelerimizde normalde erişkinlerde genellikle ele gelmeyen küçük yapılar vardır. Ayrıca lenfatik sisteme dahil olan organlar vardır. Bunlar bademcikler, dalak, karaciğer, kemik iliği ve göğüs boşluğumuzda bulunan ve çocuklukta aktif olan bir organ timusdur. Ayrıca mide, ince barsak ve cildimiz katmanları arasında bu lenfatik yapılar yer almaktadır. Hastalık , yukarda bulunan lenfatik yapılardaki normal hücrelerin yerinde anormal şekil, yada hızlı bölünme özellikleri olan hücrelerin ortaya çıkması ile gelişmektedir. Bu hücreler ayrıca dalağa, karaciğer ve kemik iliğine yayılma özelliği gösterebilmektedir.</p>
<p>HODGKİN DIŞI LENFOMALAR</p>
<p>BELİRTİLERi NELERDİR ?</p>
<p>En sık görülen belirti boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerindeki lenf bezelerinin ağrısız şişerek ele gelmesidir. Hastalarda diğer bulunabilen belirtiler ise söyledir; sebebi tam açıklanamayan ateş, kilo kaybı, gece terlemesi, halsizlik, ciltte kaşıntı&#8230;. Bu şikayetler, grip gibi başka hastalıkların seyrinde de görülebilir. Bu nedenle bu tür bulguları olan hastalarda lenfoma teşhisini ancak doktor koyabilir. </p>
<p>TANI NASIL KONUR ?</p>
<p>Lenfoma olasılığı düşünülen hastada kesin tanı konulabilmesi için büyüyen lenf bezinin tümünün çıkartılması ya da her hangi bir organda yerleşmiş ise parça alınması ilk işlemdir. Yapılan bu işleme biyopsi denir. Elde edilen dokuların patolog tarafından çeşitli işlemlere tabi tutularak mikroskop altında incelenmesiyle tanı konur.</p>
<p>Hodgkin dışı lenfoma için çok farklı sınıflamalar vardır. Patolog tarafından hangi tipi olduğu tanı raporunda verilir. Bu tiplerin önemi; hangi tedavi seçeneğinin hasta için uygun olacağını göstermesidir. Doktor hangi tedavi seçeneğini uygulayacağına patoloji raporunda belirtilen tiplemeye göre karar verir.</p>
<p>EVRELEME NEDİR ve NASIL YAPILIR ?</p>
<p>Evreleme hastalığın yaygınlığının belirlenmesi işlemidir. Hastada lenf bölgeleri taranmalıdır. Hastanın el ile saptanabilecek boyun, koltuk altı, kasık vb bölgelerindeki lenf bezlerine muayene sırasında bakılır. Elle saptanamıyan diğer bölgelerinde ise basit direkt röntgen grafileri, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) yada magnetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılır. Görüntüleme yöntemleri ile genellikle boyun, göğüs (toraks), karın (abdomen) ve alt karının (pelvis) bölgeleri incelenir. Ayrıca kemik iliği biyopsisi yapılarak kemik iliğinde yayılım olup olmadığı araştırılır.</p>
<p>NASIL TEDAVİ EDİLİR ?</p>
<p>Her lenfoma hastası için tedavi kendine özgündür. Çünkü hastalığın evresine, hücre tipine, hastanın yaşına, hastanın tedaviyi kaldırıp kaldıramayacağına ve lenfoma tipinin hızlı yada yavaş seyirli oluşuna göre doktor tedavinin şeklini ve verilecek ilaçları belirler.</p>
<p>Hodgkin dışı lenfomanın tedavisi ilaçlarla (kemoterapi), ışın tedavisiyle (radyoterapi) veya ikisi birlikte olarak yapılmaktadır. Ayrıca hastadan kök hücre toplanarak yüksek doz kemoterapi sonrası bu kök hücreleri tekrar hastaya verme işlemi (yüksek doz kemoterapi ve otolog periferik kök hücre transplantasyonu), biyolojik ilaçlarlai ve cerrahi olarak da tedavi edilebilmektedir. Bazen yavaş seyirli lenfomalarda hastaya tedavi verilmez ve hasta belli aralarla doktor tarafından kontrol edilerek izlenir. Hastanın tedavisine karar veren uzmanlar tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğu olmaktadır.</p>
<p>TEDAVİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR ?</p>
<p>Tedavi sırasında kullanılan ilaçları tipine ve dozuna göre bazı istenmeyen etkiler olabilmektedir. Bunlara yan etkiler denir. Burada sık görülenler belirtilecektir. Ancak siz bu tedaviler sırasında fark ettiklerinizi doktorunuza bildirerek bunlarında değerlendirilmesini ve bunlar için yapılabilecek tedavileri öğreneceksiniz.</p>
<p>Hodgkin dışı lenfoma tedavisinde kullanılan ilaçların bulantı ve kusma yan etkisi genellikle hafif ve kısa süreli olmaktadır. Saç dökülmesi bazı tedavilerde hafif bazılarında tamamen dökülme tarzındadır. Ancak tedavi bittikten sonra 6 ay içerisinde genellikle eskisi kadar güzel saçlarınızın geri geleceği bilinmelidir. Kemoterapi sırasında kan hücrelerinin üretim yeri olan kemikiliği de tedaviden etkilenmektedir. Bu karşımıza kırmızı küreciklerin azalması (anemi), beyaz kürelerimizin azalması (lökopeni), enfeksiyonlarla savaşan beyaz küreler içinde önemli bir grup olan nötrofillerin azalması (nötropeni) ve kanama olmasını önleyen trombosit denilen küçük kan hücrelerinin azalması (trombositopeni) olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu kan hücrelerindeki azalma, doktorunuz tarafından belli aralarla yapılan kan sayımları ile izlenecek ve gerekli görülen kan ürünleri başkasından elde edilerek size verilecektir. Kemoterapi böbrek ve karaciğer işlevlerini etkileyebilir ; bu durum gerekli kan tetkikleri ile izlenir. Hastalarda iştahsızlık, damak tat alımında değişiklik, cilt ve tırnaklarda renk koyulaşması, geçici yada kalıcı fertilite(üreyebilirlik) değişiklikleri olabilmektedir. Burada bildirilmiş olan yan etkiler her hastada mutlaka olacak belirtiler olarak düşünülmemelidir. </p>
<p>Radyoterapiye bağlı yan etkiler, ışın yapılan bölge ve verilen doza göre değişkenlik gösterir. Genellikle hastalarda radyoterapinin ilerleyen günlerinde yorgunluk hali gelişmektedir. Hastaya dinlenmesi, yapabildiği kadar hareket etmesi önerilir. Radyaterapi yapılan alanlarda kıl ve saç kaybı, kızarma, kuruluk, duyarlılık ve kaşıntı, cilt koyulaşması sık görülen yanetkilerdir. Boyun ve göğüs bölge radyoterapisi sonrası boğazda kuruluk ve yutma güçlüğü olmaktadır. Karın bölgesine yapılan radyoterapilerde bulantı, kusma, ishal ve idrar şikayetleri ortaya çıkabilmektedir. Kan hücreleri etkilenebileceğinden kan sayımları ile yakın takip edilir.</p>
<p>Ateş yükselmesi ve beklenmeyen kanamalar olduğunda takip eden doktorun hastalar tarafından uyarılması gerekir.</p>
<p>Biyolojik tedaviler aşı tarzında (interferon) uygulanır. Bunların yan etkileri soğuk algınlığı bulgularını andırır. Kırıklık, yorgunluk, titreme, ateş, kas ve eklem ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma ve ishal olabilir.</p>
<p>Yüksek doz kemoterapi ve periferik kök hücre transplantasyonunda yan etkiler normal dozda kemoterapi tedavisinden daha fazladır. Hastalar kanama, infeksiyon organ yanetkileri açısından yakın takibe alınır.</p>
<p>HODGKİN HASTALIĞI</p>
<p>Lenfomalar içinde yer alan bir alt gruptur. Diğer lenfomalara hodgkin dışı lenfomalar denir. Hodgkin hastalığı lenfomaların yaklaşık dörtte birini ,yani oldukça azını oluşturmaktadır. Vücudumuzdaki lenf organlarından köken alır, genellikle tek veya birkaç adet lenf bezesinin büyümesi hasta tarafından fark edilen ilk olaydır.</p>
<p>RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?</p>
<p>Hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. Bulaşıcı değidir. Kardeşlerinde hodgkin hastalığı olanların bu hastalığa yakalanma riski daha fazladır. Ebstein Barr adlı virusun hastalığa yakalanmayı arttırdığı düşünülmektedir. Hastalar genellikle 15 ile 34 yaşları arasındaki genç erişkinlerdir.</p>
<p>HASTALIĞIN BELİRTİLERİ TANISI VE TEDAVİSİ</p>
<p>Hodgkin hastalığının belirtileri, tanısı, evrelemesi ve tedavisi (kemoterapi ve radyoterapi) ve yan etkileri Hodgkin dışı lenfoma ile benzerdir (bakınız lenfoma).<br />
Ancak tedavide kullanılan ilaç ve şemalar, veriliş zamanları farklıdır. Hastalığın genel seyri hodgkin dışı lenfomalara nazaran daha iyidir. Hastaların büyük çoğunluğu uygun tedaviyle iyileşmektedir.  </p>
<p>Kaynak: Tıbbi Onkoloji Derneği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/lenfomalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolon Kanseri</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kolon-kanseri.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kolon-kanseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:31:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[ince bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1373</guid>
		<description><![CDATA[
Sindirim sisteminde ince bağırsaklardan sonra gelen yaklaşık 1,5 &#8211; 2 metre uzunluğundaki kısım kolon yani kalın bağırsaktır; bunun son 15 cm.&#8217;lik bölümüne rektum adı verilir.
Kalın bağırsak ya da kolon ve rektum kanserleri, özellikle gelişmiş batı ülkelerinin önemli bir sağlık sorunudur; A.B.D., Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya v.b. ülkelerde toplumda görülme sıklığı yüz binde 40-60 arasında değişmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/kolon_kanseri_b.jpg"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/kolon_kanseri_b-150x150.jpg" alt="" title="kolon_kanseri_b" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1374" /></a></p>
<p>Sindirim sisteminde ince bağırsaklardan sonra gelen yaklaşık 1,5 &#8211; 2 metre uzunluğundaki kısım kolon yani kalın bağırsaktır; bunun son 15 cm.&#8217;lik bölümüne rektum adı verilir.</p>
<p>Kalın bağırsak ya da kolon ve rektum kanserleri, özellikle gelişmiş batı ülkelerinin önemli bir sağlık sorunudur; A.B.D., Kanada, İngiltere, Fransa, <span id="more-1373"></span>Almanya v.b. ülkelerde toplumda görülme sıklığı yüz binde 40-60 arasında değişmektedir. A.B.D.&#8217;de yılda yaklaşık olarak 150,000, Avrupa&#8217;da 170,000 tüm dünyada ise yaklaşık olarak yılda bir milyon yeni vaka görülmektedir. Yaşam süresi boyunca toplumda her 50 kişiden birinde kolorektal kanser oluşmaktadır. A.B.D.&#8217;de tüm yeni kanser vakaları içinde görülme sıklığı erkekte ve kadında % 11 oranı ile üçüncü sırayı almaktadır.</p>
<p>Risk faktörleri nelerdir?</p>
<p>Kalın bağırsak kanserlerinin oluşumunda bilinen belli başlı risk faktörleri şunlardır:<br />
50 yaş ve üstünde olmak,<br />
Ailede kalın bağırsak kanseri bulunması,<br />
Kişinin daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık veya rahim kanseri geçirmiş olması,<br />
Kolonda poliplerin varlığı,<br />
Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi kronik iltihabi bir barsak hastalığının bulunması,<br />
Çevresel faktörler: Hayvansal yağ ve kırmızı etin (özellikle sığır, domuz ve kuzu eti) sık tüketimi, lif (fiber)&#8217;den fakir gıdalarla beslenme, obezite, aşırı kalori alımı ve düşük fiziksel aktivite, aşırı sigara ve alkol tüketimi.</p>
<p>Tanı nasıl konur, hangi tetkikler yapılır?<br />
Öncelikle hastanın doktora başvurması ve çok iyi bir fizik muayene yapılması gereklidir. Daha sonra sırasıyla aşağıdaki testler yapılır;<br />
Dışkıda gizli kan incelenmesi. Son derece basit bir testtir, hastanın özel kartlar üzerine alacağı küçük miktarda dışkı örnekleri laboratuarda incelenir.<br />
Radyolojik tetkikler (çift kontrastlı kolon grafisi, bilgisayarlı tomografi v.b.)<br />
Laboratuar tetkikleri (tam kan sayımı, biyokimyasal tetkikler). Bunların arasında CEA (karsinoembriyonik antijen) tetkiki kalın bağırsak kanserlerinde kanda yükselebilen ve tanıya yardımcı olan testlerden birisidir.<br />
Kesin tanı için endoskopik tetkikler (rektoskopi, sigmoidoskopi, kolonoskopi) ve biyopsi (görülen lezyondan parça alınması ve patolog tarafından incelenmesi). </p>
<p>Tedavisi nasıldır?</p>
<p>Kalın bağırsak kanserlerinin standart tedavisi cerrahidir, yani tümörlü bölge çevreden bir miktar sağlam doku ve lenf düğümleriyle birlikte çıkarılır. Bu konu çok önemli olup hayati önemi vardır. Yapılan çalışmalar, onkoloji prensiplerine uygun olarak ve deneyimli cerrahlar tarafından yapılan ameliyatların hastanın geleceği açısından en önemli faktör olduğunu göstermiştir. </p>
<p>Kolon kanserinde ameliyattan sonra hastalığın evresine göre ek, koruyucu kemoterapi uygulanır. Örneğin, tümörün bağırsağa komşu lenf düğümlerine sıçradığı evre III vakalarda adjuvan kemoterapi artık tüm dünyada standarttır. </p>
<p>Rektum kanserlerinde, anüse çok yakın tümörlerde anüsü iptal etmek ve karından dışkılamaya geçmek (kolostomi torbaları ile) bazen kaçınılmazdır. Ancak son yıllarda ameliyat öncesi radyoterapi ile birlikte kemoterapi uygulanması anüsün korunmasını önemli ölçüde sağlayabilmektedir.</p>
<p>Diğer organlara yayılmış (metastatik) hastalarda, hastanın genel durumuna, yaşına, hastalığın yaygınlık derecesine bağlı olarak her üç tedavi yöntemi (cerrahi, kemoterapi, radyoterapi) devreye girebilmekte ve hastaların yaşam süresi uzatılmaktadır. Son birkaç yılda bulunan hedefe yönelik yeni biyolojik ilaçlar (bevacizumab, cetuximab) sayesinde tedavide başarı oranı artmıştır. </p>
<p>Hastalıktan nasıl korunulur?</p>
<p>Kolon kanserine yakalanmamış bireylerin korunmasında sebze, meyve ve tahıllar gibi lifli gıdaları fazla tüketmek, yeterince kalsiyum ve D vitamini almak önerilir. Ancak bunların yanı sıra ikincil korunma önlemi olarak tarama testleri ile erken tanının ayrı bir önemi vardır.<br />
Bunun için, her iki cinste 50 yaşından başlamak üzere,<br />
Her yıl dışkıda gizli kan tetkiki, 5 yılda bir rektal muayene ve rektosigmoidoskopi ya da,<br />
Her 10 yılda bir rektal muayene ve tam kolonoskopi veya,<br />
Her 5-10 yılda bir çift kontrastlı kolon grafisi ve rektal muayene önerilmektedir.</p>
<p>Ailesinde kolon kanseri olan bireylerde tarama testlerine daha erken yaşta başlanmalıdır.</p>
<p>Kaynak: Tıbbi Onkoloji Derneği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kolon-kanseri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/meme-kanseri-2.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/meme-kanseri-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:30:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kitle]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1370</guid>
		<description><![CDATA[
Meme kanserinin en yaygın belirtisi memede ağrısız bir kitlenin hissedilmesidir. Ancak, hastaların %10 kadarı, kitle olmaksızın ağrı hissetmektedir. Meme kanserinin daha seyrek görülen belirtileri arasında, göğüste oluşan geçici olmayan değişimler, (örneğin kalınlaşma, şişlikler, deride tahriş ya da bozulmalar, ve akıntılar, aşınma, göğüs ucunun hassaslaşması yada içe dönmesi de dahil olmak üzere göğüs ucu belirtileri yer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/meme_kanseri_b.jpg"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/meme_kanseri_b-150x150.jpg" alt="" title="meme_kanseri_b" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1371" /></a></p>
<p>Meme kanserinin en yaygın belirtisi memede ağrısız bir kitlenin hissedilmesidir. Ancak, hastaların %10 kadarı, kitle olmaksızın ağrı hissetmektedir. Meme kanserinin daha seyrek görülen belirtileri arasında, göğüste oluşan geçici olmayan değişimler, (örneğin kalınlaşma, şişlikler, deride tahriş ya da bozulmalar, ve akıntılar, aşınma, göğüs ucunun hassaslaşması yada içe dönmesi de dahil olmak üzere göğüs ucu <span id="more-1370"></span>belirtileri yer almaktadır. Tedavisi en kolay olan erken evredaki meme kanserleri tipik olarak hiç bir belirti göstermezler. Bu nedenle, kadınların meme kanserinin erken tanısı için önerilen kontrol programlarını uygulamaları çok önemlidir. Meme kanserine erken evreda tanı konması, tedavi seçeneklerinin sayısını, tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını önemli oranda arttırır. Erken tanı için temelde önerilen birbirlerini tamamlayıcı üç yöntem vardır; </p>
<p>Kişisel (Kendi kendine yapılan) göğüs kontrolleri<br />
Klinik (Doktor tarafından yapılan) göğüs kontrolleri<br />
Mamografi </p>
<p>Normal de doktorlar 20 yaşından sonra her ay kişisel göğüs kontrollerinin yapılmasını, kırk yaşından sonrada yılda bir kez olmak üzere klinik göğüs kontrollerini ve mamografiyi önermektedirler. Ancak daha sonraki mamogramlarınıza referans olması için otuzlu yaşlarınızda en azından bir mamografi çektirerek saklamanız önerilir Aile tarihçesi, ırk, ilk adet yaşı, çocuk sayısı gibi pek çok faktör kadınların meme kanseri için yüksek risk taşıyıp taşımadığını belirler. Aşağıdaki sorulara verilen cevaplar meme kanseri riskinin belirlenmesine yardımcı olabilir. </p>
<p>İlk âdetinizi 12 yaşından önce mi gördünüz?<br />
İlk çocuğunuza 30 yaşından önce mi sahip oldunuz?<br />
Anneniz veya varsa kız kardeşiniz meme kanseri hastası mı?<br />
Meme kanseri olmuş kızınız var mı?<br />
Daha önce hiç göğüs biyopsisi yaptırdınız mı?<br />
Bu biyopsilerinizin sonucunda kanser öncesi hücrelere rastlandı mı?<br />
Bu biyopsilerinizin sonucunda erken (yayılmamış) kansere rastlandı mı? </p>
<p>Aşağıda temel risk kategorileri ve temel risk kategorisi olduğu düşünülen bazı risk faktörleri yer almaktadır.</p>
<p>Yaş<br />
Genetik<br />
Kişisel tarihçe<br />
Aile tarihçesi<br />
Biyopsi sonucu habis olmayan oluşumlar tespit edilmesi<br />
Adet görmeye başlama yaşı<br />
Gecikmiş doğum<br />
Alkol<br />
Sigara<br />
Yemek alışkanlıkları<br />
Kilo<br />
Önceki radyoterapiler<br />
Hormon tamamlayıcı tedavi (HRT)</p>
<p>Evreler (Evrelar) </p>
<p>TNM Evreleme Sistemi:</p>
<p>Kanserin evrelendirilmesi amacı ile TNM sistemi geliştirilmiştir. Burada T tümörün boyutunu, N lenf benzlerinin durumunu ve M ise kanserin metastaz(sıçrama) yapıp yapmadığını belirtir.</p>
<p>Kanser Evrelerinin Numaralar İle Belirlenmesi:<br />
Kanserin evresini, tümörün boyu ve kanserin yayılımı tanımlar. Evrelendirme sisteminde Evre 0 ile 4 arasında bir rakam ile belirtilir.</p>
<p>Evre 0: Aynı zamanda &#8216;in-situ&#8217; olarak da adlandırılırr. Evre 0, olan kanserler yerlerinde kalmış ve çevre dokulara sıçramamış kanserlerdir. Klinik kontrollerde tanısı konan kanserlerin yaklaşık olarak %15 ila %20&#8217;si Evre 0 kanserlerdir. Evre 0 kanserler oluştukları yerlere göre ikiye ayrılırlar, eğer süt bezlerinde (lobes) oluşmuşlarsa Lobular carcinoma in situ yada kısaca LCIS, eğer süt kanallarında oluşmuşlarsa ductal carcinoma in situ yada kısaca DCIS olarak adlandırılırlar. </p>
<p>Evre1 : Orijinal tümör 2cm yada daha küçüktür ve kanser lenf bezlerine sıçramamıştır. Evre1 kanser tedavisi için genellikle izlenen iki yöntem vardır. </p>
<p>Meme koruyucu tedavi: lumpektomi (kanserli kitlenin etrafında bir parça sağlıklı göğüs dokusu ile birlikte alınması) ve koltuk altı lenf bezlerinin alınmasını takip eden radyasyon tedavisi yapılır. Gerekiyorsa kemoterapi veya hormonoterapiler eklenir.<br />
Veya mastektomi (kanserin bulunduğu göğsün alınması operasyonu) ve koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması önerilir.</p>
<p>Evre (Stage) IIA: Orjinal tümör 2 ila 5 cm arasındadır, ve lenf bezlerine sıçramamıştır.<br />
Evre IIB: Orijinal tümör 2 ila 5 cm arasındadır ve koltuk altı lenf bezlerine sıçramıştır, yada orijinal tümör 5 cm den daha büyüktür ve koltuk altı lenf bezlerine sıçramamıştır.</p>
<p>Evre II için genelde uygulanan tedavi şekli Evre I ile aynıdır (lumpektomi ve koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması yada mastektomi), ancak eğer tümör büyükse yada lenf bezlerine sıçramışsa kemoterapi, hormonoterapi ve radyasyon tedavisinin tamamlayıcı olarak önerilmesi daha yaygındır</p>
<p>Evre (Stage) IIIA: Orijinal tümör koltuk altı lenf bezlerine ve göğüs dışı dokulara sıçramıştır. Evre IIA meme kanseri için standart tedavi mastektomidir ve sonrasında bazı durumlarda göğsün yeniden yapılmasını hedefleyen estetik operasyonlar yapılabilir. Tümörün sağlıklı göğüs dokusundan bir kesim ile ayrılabilmesinin olası olduğu durumlarda, lampektomi de yapılabilir. Operasyon sonrasında genelde radyasyon tedavisi ve sistematik tedavi olarak kemoterapi ve hormon tedavisi uygulanır. Eğer tümör çok büyükse, operasyon öncesinde tümörün boyunun küçültülmesi amacıyla kemoterapi uygulanabilir, bu tip kemoterapi uygulamalarına neoadjuvant kemoterapi denir. Bazı durumlarda neoadjuvant kemoterapiye yardımcı olması amacıyla operasyon öncesi hormon tedavisi de uygulanır. </p>
<p>Evre (Stage) IIIB: Orijinal tümörün boyutuna bakılmaksızın, tümörün kendisini göğüs duvarına bağladığı ve göğüs lenf bezlerine sıçradığı durumlarda kanser Evre IIIB olarak adlandırılır. Evre IIIB meme kanserinin standart tedavisi genellikle neoadjuvant kemoterapi ile başlar. Orijinal tümörün boyunun istenen oranda küçülmesi ile birlikte, lampektomi veya mastektomi yapılır. Operasyon sonrası uygulanan standart tedavi ise, radyasyon tedavisi, kemoterapi ve hormon tedavisidir. </p>
<p>Evre (Stage) IV: Kanser göğüs dışına vücudun diğer bölümlerine (kemikler, akciğer, karaciğer yada beyin gibi) sıçramıştır. Evre IV meme kanserinin tedavisinde temel amaç yaşam süresini ve kalitesini arttırmak ve hastanın şikâyetlerini gidermektir. Tedavide genelde kemoterapi ve hormon tedavisi gibi tüm vücudu etkileyen sistematik tedaviler uygulanır. Hastanın şikâyetlerinin azaltılması amacı ile bazı durumlarda mastektomi de önerilebilir.  </p>
<p>Kaynak: Tıbbi Onkoloji Derneği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/meme-kanseri-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Nedir?</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kanser-nedir-2.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kanser-nedir-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:27:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1367</guid>
		<description><![CDATA[
Kanser önemi giderek artan bir sağlık ve yaşam sorunu durumundadır. Ölüm nedeni olarak, kalp ve damar hastalıklarının hemen ardından gelmektedir. Batı toplumlarında her yıl 250-350 kişiden biri kansere tutulmaktadır. 60 yaşın üzerindeki gurupta ise kanser sıklığı çok artmakta 300 kişide 4-5 civarına yükselmektedir. Ülkemizde kesin istatistikler bulunmamakla birlikte insidansın bunun yarısı kadar olduğu tahmin edilmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/prostat_ur.jpg"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/prostat_ur-150x150.jpg" alt="" title="prostat_ur" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1368" /></a></p>
<p>Kanser önemi giderek artan bir sağlık ve yaşam sorunu durumundadır. Ölüm nedeni olarak, kalp ve damar hastalıklarının hemen ardından gelmektedir. Batı toplumlarında her yıl 250-350 kişiden biri kansere tutulmaktadır. 60 yaşın üzerindeki gurupta ise kanser sıklığı çok artmakta 300 kişide 4-5 civarına yükselmektedir. Ülkemizde kesin istatistikler bulunmamakla birlikte insidansın bunun yarısı kadar olduğu <span id="more-1367"></span>tahmin edilmektedir. </p>
<p>Yurdumuzda en sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat, kalın barsak, rektum, mide ve pankreas; kadınlarda meme, akciğer, kalın barsak, rektum, serviks, over, mide ve pankreas kanserleri olarak sıralanabilir. Deri kanseri sıklığı her iki cinste de yüksek olmakla birlikte, habis melanom dışındaki deri kanserleri tedaviye iyi cevap verdiklerinden ölüm oranı çok düşüktür.</p>
<p>Kanserin Biyolojisi </p>
<p>Kanser, bazı etkilerle değişime uğramış hücrelerin, gerek yerel ve gerek uzak noktalarda kontrolsüz olarak çoğalıp büyümelerinin sonucu oluşan habis hastalıklar grubudur. Normalde hücreler belli bir kontrol altında, ihtiyaca göre bölünerek çoğalırlar. Hücreler bir taraftan programlı ölüm ya da &#8220;apoptoz&#8221; denen olay ile yok olurken, diğer taraftan da büyüme faktörlerinin etkisiyle çoğalır. Büyüme faktörleri normalde DNA&#8217;daki çeşitli genlerin etkisiyle oluşan proteinlerdir. Bu genler mutasyona (değişime) uğrayarak hücrelerin aşırı büyümesine sebep olurlarsa, o zaman kanser oluşur ve bu genlere de &#8220;onkogen&#8221; denir. </p>
<p>DNA hayatın merkezi maddesi olarak kabul edilebilir. DNA&#8217;da genler bulunmaktadır. Genler, anne veya babadan çocuğa siyah ya da sarı saç veya mavi göz gibi özelliklerin ya da talasemi (Akdeniz anemisi) gibi hastalıkların geçmesine sebep olan kalıtım birimleridir. </p>
<p>DNA uzun bir teyp şeridi gibidir. Vücudumuza nasıl büyüyeceğini bildiren, hatta davranışlarımızı belirleyen biyolojik bir programlar dizinidir. DNA bilgisayardaki programları taşıyıcı şeritlere benzetilebilir. </p>
<p>DNA, deoksiribonükleik asid dediğimiz hücre çekirdeği asidinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. DNA hücrelerde kromozom şeklinde bulunur. </p>
<p>İnsan vücudunda milyarlarca hücre vardır ve her hücredeki DNA o hücrenin kontrol merkezidir. İnsanda 23 çift kromozom vardır. Bunlar çekirdekte çiftler halinde bulunurlar. Yalnız son çifttekiler cinsiyet kromozomu olarak farklıdır; kadında XX ve erkekte XY olarak bulunur. </p>
<p>Kanser genleri ya da onkogenler 70&#8242;li yılların sonlarına doğru bulunmağa başlanmış ve günümüze kadar çok aktif araştırmaların konusunu oluşturarak, kanserin daha iyi anlaşılmasına, tanı ve tedavinin geliştirilmesine hizmet etmişlerdir. </p>
<p>Onkogenleri oluşturan mutasyonlar, karsinojen maddelerin, virüslerin ve X ışınlarının etkisiyle meydana gelir. Kanser bir organda oluştuktan sonra, uzak doku ve organlara da metastaz dediğimiz yerleşmeler yapar ve genel olarak hastalar metastazlar nedeniyle kaybedilir. Hızlı ilerleyen kanserlerde metastaz erken, daha iyi gidişli kanserlerde ise metastaz geç oluşur. Metastaz oluşumu tesadüften çok, kanser hücrelerinin bazı organlara kolay yerleşmelerini sağlayan özelliklerine bağlıdır. Örneğin, kolon kanserleri karaciğere, prostat kanserleri kemiğe metastaz yapmayı tercih etmektedir. Burada, kanserli dokuda kan akımı, damar hücrelerinin aktivasyonu gibi faktörler rol oynamaktadır. </p>
<p>Onkogenlerin yanında anti-onkogenler de çok önemlidir. Onkogenler kansere sebep olurken, anti-onkogenler kanseri önleyen genlerdir. Anti-onkogenlere &#8220;tümörü baskılayan genler&#8221; de denir. Bunlar doğal hallerinde iken, yani mutasyona uğramamış hallerinde iken hücre bölünmesini ve çoğalmasını frenleyen, durduran genlerdir. Örnek olarak retinoblastoma genini ve p53 genini gösterebiliriz. </p>
<p>Sonuç </p>
<p>Kanser çok önemli bir hastalıklar grubudur. Tedavisi ve tanısı bir çok uzmanlık dallarının işbirliğini gerektirmektedir. Tedavisi güçtür. Erken tanı önemlidir. Cerrahi ve radyoterapi lokal tedavi yöntemleri olup, onların arkasından kemoterapi ve immünoterapi gibi sistemik tedaviler uygulanmaktadır. Kemoterapi sitotoksik ilaçlarla yapıldığı için özel bir ihtisas konusudur. Etkili dozlarda, fakat hastayı yan tesirlerden koruyarak yapılması gereklidir. </p>
<p>Moleküler biyolojinin verdiği yeni bilgiler kanser tedavisi için umut vaad etmektedir. Onkogenleri ve onların ürünlerini baskılayan özel maddeler halen araştırılmaktadır. Anti-onkogenlerin de tedaviye katılmaları için çalışılmaktadır. </p>
<p>Kanserde belki tedaviden daha önemli olan husus kanserin önlenmesidir. Önlemede karsinojenik (kanser yapıcı) maddelerden uzak durmak, temiz ve sağlıklı yaşamak ve uygun bir diyet uygulamak gibi hususlara uyulması kanser sıklığını rahatça yarıya indirebilir. Gelecekte kemoprevansiyon yani kimyasal maddelerle kanseri önlemek de yararlı olabilecektir.  </p>
<p>Kaynak: Tıbbi Onkoloji Derneği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kanser-nedir-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Bilgileri</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kanser-bilgileri.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kanser-bilgileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[güneş ışınları]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1365</guid>
		<description><![CDATA[
Kanserden nasıl korunabilirsiniz?
Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkün.
Sigara ve tütün kullanımından kaçınmak:

Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayı içmeyerek bu kanserlerdenkorunubilirsiniz.
Sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/kanser1.jpg"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/kanser1-150x150.jpg" alt="" title="kanser1" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1354" /></a></p>
<p>Kanserden nasıl korunabilirsiniz?</p>
<p>Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkün.</p>
<p>Sigara ve tütün kullanımından kaçınmak:<br />
<span id="more-1365"></span><br />
Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayı içmeyerek bu kanserlerdenkorunubilirsiniz.<br />
Sadece sigara içenler değil, pasif sigara içicileri de bu hastalıklara karşı risk altında bulunur.</p>
<p>Beslenme ve diyet:</p>
<p>Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, alkol tüketiminin sınırlandırılması kanserden korunmada etkin rol oynuyor.</p>
<p>Güneş ışınlarından korunma:</p>
<p>Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri güneş ışınlarına maruz kalma sonucunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle güneş ışınından korunulması ile bu kanserlerin gelişimi engellenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kanser-bilgileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalın Bağırsak Kanseri</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kalin-bagirsak-kanseri.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kalin-bagirsak-kanseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:24:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kalın bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[Kalın Bağırsak Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1362</guid>
		<description><![CDATA[
Kalın bağırsak kanseri veya kolorektal kanser kalın bağırsak, rektum ve apandiste görülen kanserli büyümeleri kapsar. Batı dünyasında en sık rastlanan üçüncü kanser tipi ve ölüme yol açan kanserler arasında ikinci sıradadır. Çoğunlukla kalın bağırsakta meydana gelen adenom poliplerden ortaya çıkar.
Kalın bağırsak kanseri her yaşta görülmesine karşın, hastaların % 90&#8242;ından fazlası, kırk yaş ve üzerindedir. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/kalin_bagirsak_kanseri_b.jpg"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/kalin_bagirsak_kanseri_b-150x150.jpg" alt="" title="kalin_bagirsak_kanseri_b" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1363" /></a></p>
<p>Kalın bağırsak kanseri veya kolorektal kanser kalın bağırsak, rektum ve apandiste görülen kanserli büyümeleri kapsar. Batı dünyasında en sık rastlanan üçüncü kanser tipi ve ölüme yol açan kanserler arasında ikinci sıradadır. Çoğunlukla kalın bağırsakta meydana gelen adenom poliplerden ortaya çıkar.</p>
<p><span id="more-1362"></span>Kalın bağırsak kanseri her yaşta görülmesine karşın, hastaların % 90&#8242;ından fazlası, kırk yaş ve üzerindedir. Bu yaştan itibaren her on yılda risk yaklaşık iki katına çıkar. Ailesinde kalın bağırsak kanseri veya kalın bağırsak polipi bulunanlar ve ülseratif kolit hastalığı olanlarda risk artar.</p>
<p>Polipler ve kanserin erken aşamaları, genellikle belirti vermezler. Bu yüzden kırk yaşından itibaren mutlaka, rektal muayene, sigmoidoskopi ve dışkıda gizli kan testi yapılmalıdır.</p>
<p>Rektal muayene, yani makattan parmakla yapılan muayene ile kalın bağırsak poliplerinin en az % 80&#8242;ine tanı konulabilir. Sigmoidoskopi uygulamasında, özel alet ile makattan rektum bölgesine girilir ve ışık kaynağı yardımıyla bölge ayrıntılı olarak incelenir. Dışkıda gizli kan testi, belirti vermeyen ve sinsice kanama yapan poliplerin tanınmasında kullanılır.</p>
<p>Erken dönemde tanı koyulan kanserlerde iyileşme oranı % 80-90 arasındadır. Selim tabiatlı poliplerin, yani et parçalarının zamanla kanserleşmesiyle oluşan kalınbağırsak kanserinin önlenmesi için, poliplerin kanserleşmeden tanınması ve cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekmektedir.</p>
<p>Kalın bağırsak kanserinin sık görülen belirtileri</p>
<p>Makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi (kabızlık veya ishal),<br />
Karın ağrısı,<br />
Karında kitle,<br />
Kilo kaybı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/kalin-bagirsak-kanseri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Kanseri Belirtileri</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/cilt-kanseri-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/cilt-kanseri-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 08:23:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Kanseri Belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1359</guid>
		<description><![CDATA[
Kırmızımsı mor lekeler; ayak parmakları veya bacakta mor-kahverengi veya koyu mavi no-düller; yüz, kulak veya boyunda inci gibi veya mumlu gibi yumru veya şişler-, göğüs veya sırtta düz, ten rengi veya kahverengi yara izine benzer lezyonlar; yüz, kulaklar, boyun, eller veya kollarda pullu veya kabukla kaplı yüzeyi olan düz lezyon veya kırmızı nodul; herhangi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/cilt-kanseri.jpg"><img src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/02/cilt-kanseri-150x150.jpg" alt="" title="cilt kanseri" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1360" /></a></p>
<p>Kırmızımsı mor lekeler; ayak parmakları veya bacakta mor-kahverengi veya koyu mavi no-düller; yüz, kulak veya boyunda inci gibi veya mumlu gibi yumru veya şişler-, göğüs veya sırtta düz, ten rengi veya kahverengi yara izine benzer lezyonlar; yüz, kulaklar, boyun, eller veya kollarda pullu veya kabukla kaplı yüzeyi olan düz lezyon veya kırmızı nodul; herhangi bir bende görülen değişiklik veya iyileşmeyen bir yara.<br />
<span id="more-1359"></span><br />
* Kanser Riski Faktörleri:<br />
Kadın ve erkeklerde kızıl saç, açık cilt rengi veya gözlerin mavi olması; çocuklukta ciddi güneş yanığı olması; ailenin geçmişinde doğum lekeleri veya benler (displastik nevüs doğumda mevcut ben oluşumu sendromu.)</p>
<p>* Check-up Kuralları:<br />
Eğer yukarıda sıralanan uyarıcı belirtilere sahip herhangi bir cilt lezyonunuz varsa doktorunuza danışınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kanser-diger-hastaliklar/cilt-kanseri-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
