<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hastalık Rehberi &#124; Tüm Hastalıklar, Sağlıklı Yaşam, Kalp Hastalıkları, Tedaviler, Hastalık Tedavisi, Göz Bozuklukları, Hastaneler, Grip Tedavisi, Diyetler &#187; Cilt Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.hastalikrehberi.net/saglik/cilt-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hastalikrehberi.net</link>
	<description>Sağlıklı bir yaşam için hastalık rehberinize uğrayın...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jul 2011 16:16:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Varisin nedenleri ve varis tedavisi</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/varisin-nedenleri-ve-varis-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/varisin-nedenleri-ve-varis-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 19:40:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1998</guid>
		<description><![CDATA[Kadınların korkulu rüyası olan varisin, yalnızca estetik açıdan değil sağlık açısından da dikkat edilmesi gereken bir rahatsızlık olduğunu belirten uzmanlar, varisin önlenmediği zaman çeşitli sağlık sorunlara neden olduğunu belirtiyor. Tüm kadınların en büyük sorunlarından biridir varis. Çok önemsenmese de sağlık açısından son derece önemli olan varis, toplardamarların genişlemesi ve şişmesi ile oluşur. Bu durum, damarların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images7.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1993" title="images" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images7-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Kadınların korkulu rüyası olan varisin, yalnızca estetik açıdan değil sağlık açısından da dikkat edilmesi gereken bir rahatsızlık olduğunu belirten uzmanlar, varisin önlenmediği zaman çeşitli sağlık sorunlara neden olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Tüm kadınların en büyük sorunlarından biridir varis. Çok önemsenmese de sağlık açısından son derece önemli olan varis, toplardamarların genişlemesi ve şişmesi ile oluşur. Bu durum, damarların deri yüzeyinde görünür hale gelip morarması ile kendisini gösterir.</p>
<p><span id="more-1998"></span>Ayak bileklerinde şişlikler oluşabilir. Uzun süre ayakta kalındığında, bacaklarda ağrı ve karıncalanma hissedilir.</p>
<p>Varis tedavi edilmezse, ciltte çeşitli ödemlere sebep olabilir. İlerleyen varis, kan dolaşımında da önemli problemlere yol açabilir. Bu yüzden, varislerin ilerlemesine engel olmak gerekir.</p>
<p>Ailesel yatkınlık, varisin en önemli nedenidir. Ayakta fazla kalmanın yanında, hareketsiz uzun süreli oturmayı gerektiren işler de varise yol açabilir. Bunun yanında, şişmanlık ve yaşlılık da risk faktörleri arasındadır.</p>
<p>Hamilelik sırasında aşırı kilo alımı ve hormonal değişiklikler de varisin oluşmasında etkilidir. Kadınlarda daha sık rastlanmasının nedeni, hormonal etkenlerin yanında, gebelikler ve doğum kontrol ilaçlarıdır.</p>
<p>Çok sıcak suyla duş almak da varislerin ilerlemesini hızlandırır. Bu nedenle kaplıca, sauna gibi sıcak ortamlardan uzak durmak, önem taşır. Öte yandan, dar pantolonlar da varisin oluşmasındaki en büyük etkenlerden biridir.</p>
<p>Yüzün ve yürüyüş yapın</p>
<p>Baldır kaslarını çalıştırdığı için yüzmek iyi gelir. Ancak sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, sıcak kum ve güneşten uzak durulmalıdır.</p>
<p>Varisten kurtulmak için uzun süre ayakta durmayı ya da oturmayı gerektiren işlerde çalışan kadınların, fırsat buldukları her an ayaklarını yukarı kaldırarak dolaşımlarını rahatlatmaları önerilir. Bunu yapamadıkları zamanlarda ise ayaklarını ileri-geri hareket ettirerek, baldır kaslarını çalıştırmaları gerekir. Özellikle yürüyüş ve yüzme gibi sporlar, varislerin gelişimini önlemede önemli bir role sahiptir.</p>
<p>Her fırsatta, bacaklarınızı kalp seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzatıp dinlenmeye gayret edin. Mümkün olduğunca hareketli bir yaşam tarzını benimseyin.</p>
<p>Her akşam yatmadan önce bacaklara soğuk suyla yapılan duş masajı ve sırt üstü yatar vaziyette bisiklet çevirme egzersizi, ertesi gün için rahatlık sağlar. Ayrıca, yatağın ayak kısmı-nı mümkünse yükseltmek gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/varisin-nedenleri-ve-varis-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lazerle bir günde varis tedavisi</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/lazerle-bir-gunde-varis-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/lazerle-bir-gunde-varis-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 19:39:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1995</guid>
		<description><![CDATA[Sadece estetik değil sağlık açısından da tedavi edilmesi gereken önemli bir sağlık sorunu olan ve vücudun fazla basınç altında kalan bacakların alt kısımlarında görülen varisin tedavisi için geliştirilen lazer yöntemi ile bir günde varislerden kurtulmak mümkün. Varis, toplardamarların genişlemesi ve şişmesi olarak tanımlanıyor. İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images8.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1996" title="images" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images8-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Sadece estetik değil sağlık açısından da tedavi edilmesi gereken önemli bir sağlık sorunu olan ve vücudun fazla basınç altında kalan bacakların alt kısımlarında görülen varisin tedavisi için geliştirilen lazer yöntemi ile bir günde varislerden kurtulmak mümkün.</p>
<p>Varis, toplardamarların genişlemesi ve şişmesi olarak tanımlanıyor. İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uygulanmaya başlanan lazer teknolojisi sayesinde, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren varisler bir günde tedavi edilebiliyor.<span id="more-1995"></span></p>
<p>Hastanenin başhekimi Uzm. Dr. Ali Kadri Çırak, Türkiye’nin en önemli göğüs hastanelerinden biri olduklarını bildirdi ve göğüs hastalıkları konusunda gösterdikleri başarıyı yeni yatırımlarla yan dallarda da yakalamayı başardıklarını ifade etti. Çırak, “Kalp-damar kliniğimize kazandırdığımız son teknoloji lazer cihazımız sayesinde varis şikâyetiyle gelen hastalarımıza İzmir’de devlet hastanelerinde olmayan bir hizmeti veriyoruz” diye konuştu.</p>
<p>3 farklı varis operasyonu</p>
<p>Hastanenin Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Erkan Kara, bazı hormonal rahatsızlıklarını, fazla kilo, ayakta kalma, çalışma şartları, beslenme alışkanlıklarının varise sebep olduğunu vurguladı.</p>
<p>Günümüzde varis hastalıklarının kalp-damar klinikleri tarafından göz ardı edildiğini, bu rahatsızlıkla ilgili operasyonların daha çok güzellik merkezlerinde yapıldığına dikkati çeken Kara, varis tedavilerinin işin uzmanları tarafından yapılması gerektiğinin altını çizdi:</p>
<p>“Hastanemizde 3 farklı varis operasyonu uyguluyoruz. Hem örümcek ağı varislerini, hem de neştersiz varis ameliyatlarını (endovasküler lazer tedavisi) yapabilecek donanıma sahibiz. Eskiden varis operasyonu geçiren hasta 5-6 gün yatardı.</p>
<p>Endovasküler, yani neştersiz lazer tedavisi uygulanan hasta ise sabah operasyona girip, akşam evine gidebiliyor. Lazerle varis tedavisini özel kurumlar hariç, devlet ve üniversite hastaneleri arasında İzmir’de sadece biz uyguluyoruz.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/lazerle-bir-gunde-varis-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selüliti tedavi etme yöntemleri</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/seluliti-tedavi-etme-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/seluliti-tedavi-etme-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 19:38:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Selülit]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1992</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, selülit tedavisinde gelişen teknoloji sayesinde her geçen gün çok önemli adımların atıldığını ve yeni yöntemler keşfedildiğini, bu yöntemlerin en başında da mezoterapi ve liposuction ile selülit tedavisinin geldiğini belirtiyor. Mezoterapi ve liposuction yöntemleri sayesinde çok ileri derecedeki selülitler bile kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Ancak çok fazla şikâyetiniz yoksa kozmetiklerin yardımıyla da bu işi halledebilirsiniz. Birçok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images7.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1993" title="images" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images7-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Uzmanlar, selülit tedavisinde gelişen teknoloji sayesinde her geçen gün çok önemli adımların atıldığını ve yeni yöntemler keşfedildiğini, bu yöntemlerin en başında da mezoterapi ve liposuction ile selülit tedavisinin geldiğini belirtiyor.</p>
<p>Mezoterapi ve liposuction yöntemleri sayesinde çok ileri derecedeki selülitler bile kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Ancak çok fazla şikâyetiniz yoksa kozmetiklerin yardımıyla da bu işi halledebilirsiniz.<span id="more-1992"></span></p>
<p>Birçok kozmetik firmasının piyasa çıkardığı selülit giderici ve inceltici ürünleri kolaylıkla bulabilirsiniz. Bu ürünleri düzenli kullanarak ve tabii ki bunun yanı sıra spor yapıp ve düzenli beslenerek olumlu sonuçlar almanız mümkün.</p>
<p>Mezoterapi<br />
2 veya 4 mm’lik özel iğneler ve bir enjektör yardımıyla cildin orta tabakasına yağ eritici bir karışımının enjekte edilmesidir. Bu maddeler selülitli bölgeye doğrudan etki yapar ve vücut tarafından kullanılmayan yağ hücrelerini parçalayarak organizma tarafından tekrar kullanılabilir yağ durumuna getirir. Tedavinin amacı birikimi ortadan kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz mekanizmasını tekrar harekete geçirmektir.</p>
<p>Akupunktur<br />
Vücudun çeşitli kilit noktalarına iğneler yardımıyla ulaşıp su ve yağ hücrelerini harekete geçirerek yok etme yöntemidir.</p>
<p>Ozon terapi<br />
Yağ hücrelerini oksijen ile temizleyerek, yağların yakılmasını amaçlayan bir yöntemdir. Selülitli bölgeye uygulanan buhar banyosu sayesinde oksijen alt tabakaya kadar ulaşır ve kan dolaşımını hızlandırır.</p>
<p>Lazer terapi<br />
Selülitli bölgeler üzerine uygulanan lazer ile, kan dolaşımı hızlandırılır ve hareketsiz bölgeler harekete geçirilir.</p>
<p>Ultrason<br />
Derinin altına doğru inilerek yağ hücrelerini parçalamayı sağlayan bir yöntemdir. Sadece selülitli bölgelerde değil küçük yağların tedavisinde de etkilidir. Bu yöntemle ses dalgalarının kavitasyon etkisiyle selüliti parçalaması veya depolarını azaltması sağlanır.</p>
<p>Basınç tedavisi<br />
Hava basıncı ile kan ve lenf dolaşımını harekete geçiren bu yöntem, selülit tedavisinde çok etkilidir. Bir güzellik uzmanı ya da estetisyen tarafından uygulanan basınç tedavisi, kişiye özel programla birlikte uygulanır.</p>
<p>Lipoelektro<br />
Çok ince ve uzun iğneler yardımıyla yapılan bu tedavide, elektro ile selülitli bölgelerdeki yağlar parçalanarak boşaltılmaya çalışılır.</p>
<p>Liposuction<br />
1-2 saatlik lokal anestezi ile uygulanan liposuctionda, belirlenen bölgelerdeki yağlar vakumla ya da şırıngalar yardımıyla çekilir. Liposuction özellikle bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinde kullanılmaktadır. Uygulamaların mutlaka plastik cerrahlar tarafından yapılması gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/seluliti-tedavi-etme-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayısı ve elma maskesiyle cildinizi koruyun</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/kayisi-ve-elma-maskesiyle-cildinizi-koruyun.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/kayisi-ve-elma-maskesiyle-cildinizi-koruyun.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 19:36:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[elma]]></category>
		<category><![CDATA[kayısı]]></category>
		<category><![CDATA[mazke]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1989</guid>
		<description><![CDATA[Birçok bitkinin olduğu gibi kayısının faydaları da saymakla bitmiyor. Şifalı bitki olarak kayısı maskesi ve kayısı kürü yaparak cildinizi dış etkenlerden koruyabileceğinizi ve daha pürüzsüz, yumuşak ve güzel bir cilde kavuşabileceğinizi biliyor musunuz? Ayrıca kayısı, sivilce ve siyah noktalar için de vazgeçilmezlerin başında geliyor. Uzmanlar, taptaze, pırıl pırıl ve pürüzsüz bir cilt için kayısı tüketip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images6.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1990" title="images" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images6-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Birçok bitkinin olduğu gibi kayısının faydaları da saymakla bitmiyor. Şifalı bitki olarak kayısı maskesi ve kayısı kürü yaparak cildinizi dış etkenlerden koruyabileceğinizi ve daha pürüzsüz, yumuşak ve güzel bir cilde kavuşabileceğinizi biliyor musunuz?</p>
<p>Ayrıca kayısı, sivilce ve siyah noktalar için de vazgeçilmezlerin başında geliyor. Uzmanlar, taptaze, pırıl pırıl ve pürüzsüz bir cilt için kayısı tüketip kayısı ile yapılan cilt bakım kürlerini ve güzellik maskelerini tavsiye ediyor.<span id="more-1989"></span></p>
<p>Kayısı (Prunus armeniaca), Gülgiller familyasından gelir. Şekerpare, Şam, Tokaloğlu, Darende, İmrahor, Hacıkız, Hasanbey, Muhittinbey, Canino, J Foulon, Precoce de Colomer ve Screare gibi pek çok çeşiti vardır. Kayısının kendiliğinden yetişen yabanisine zerdali adı verilir.</p>
<p>Kayısı; yaş kayısı, kuru kayısı, kayısı suyu, kayısı hoşafı, kayısı çekirdeği olarak tüketilmektedir. Kayısı’nın ana vatanı tarihi olarak Türkistan yani Orta Asya’dır. Kayısı; 5000 yıldır Türkistan yani Orta Asya bölgesinde bilinmekte ve tarımı yapılmaktadır.</p>
<p>Kayısı ve elma maskesi</p>
<p>Kayısı ve elma maskesi için gerekli malzemeler:</p>
<p>-1 adet taze kırmızı sert sulu tatlı elma<br />
-4 adet taze kayısı<br />
-5-6 kaşık su</p>
<p>Kayısı ve elma maskesinin yapılışı:</p>
<p>Elmanın kabuğunu çok ince bir tabaka halinde soyun. Çekirdeğini çıkarın fakat çekirdeğin etrafındaki ince beyaz yumuşak kısmı çıkarmayın.</p>
<p>Bir tencerenin içinde soyulmuş elma ile çekirdeklerini çıkardığınız kayısıları (kayısıların kabuklarını soymayın) ve 5-6 kaşık suyu kısık ateşte 6-7 dakika ağır ağır kaynatın.</p>
<p>Daha sonra blenderden geçirip ılınınca yüz ve dekolte bölümlerine sürün.</p>
<p>Yarım saat sonra normal su ile yıkayın.</p>
<p>Bu kürü uyguladıktan sonra cildinizde ilk 10 dakika içinde gözle görülür olumlu değişimlerin olduğunu siz de fark edeceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/kayisi-ve-elma-maskesiyle-cildinizi-koruyun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lazer epilasyon nedir?</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/lazer-epilasyon-nedir.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/lazer-epilasyon-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 19:35:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer]]></category>
		<category><![CDATA[lazerli tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1986</guid>
		<description><![CDATA[İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı ve en sağlıklı yolu günümüzde artık yaygın olarak kullanılan lazer epilasyon yöntemidir. Lazer epilasyon yöntemi ile cilde hiçbir zarar verilmeden istenmeyen tüyler yok edilmektedir. Lazer epilasyonda kullanılan lazer ışığının dalga boyu melanin pigmenti tarafından emilme özelliğine sahiptir. Soğutma sistemli lazer tekniği ile yapılan lazer epilasyon ile lazer ısısı cilde zarar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images5.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1987" title="images" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images5-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı ve en sağlıklı yolu günümüzde artık yaygın olarak kullanılan lazer epilasyon yöntemidir. Lazer epilasyon yöntemi ile cilde hiçbir zarar verilmeden istenmeyen tüyler yok edilmektedir.</p>
<p>Lazer epilasyonda kullanılan lazer ışığının dalga boyu melanin pigmenti tarafından emilme özelliğine sahiptir. Soğutma sistemli lazer tekniği ile yapılan lazer epilasyon ile lazer ısısı cilde zarar vermeden doğrudan kıl kökünü yok eden ısıya dönüşür.<span id="more-1986"></span></p>
<p>Lazer epilasyon ile kökleri tahrip olan kıllar tekrar çıkmamaktadır. Amerikan FDA nın da onayladığı bu durum uzun süreli klinik lazer epilasyon çalışmaları sonucunda bilimsel olarak kanıtlanmıştır.</p>
<p>Lazer epilasyon uygulamasının güvenilirliği ve tesiri, Amerikan gıda ve ilaç dairesi FDA ( Food and Drug Association ) tarafından 1997 yılında onaylanmış ve kısa sürede Türkiye’de hizmet veren merkezlerde uygulanmaya başlamıştır.</p>
<p>Lazer, kabaca tek dalga boyunda yoğunlaştırılmış ışık demektir. Belirli dalga boylarındaki lazer ışınları koyu renkli maddeler tarafından tutulmak suretiyle enerjilerini bu maddelere aktararak ısı enerjisine dönüşürler. Bu özellikten yararlanarak lazer ışığı tıpta 40 yıldır çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.</p>
<p>Lazer epilasyon fiyatları</p>
<p>Lazer epilasyonda fiyat belirlenirken;<br />
- Lazer epilasyon cihazının teknik özellikleri,<br />
- Lazer epilasyon cihazının etkinliği,<br />
- Lazer epilasyon seans sayısının azlığı,<br />
- Her cilt renginde ve Hassaslığına güvenle uygulanması.</p>
<p>Lazer epilasyonda ortalama seans fiyatları 30 ile 300 TL arasında değişir. Seans sayısı ve fiyatları vücut bölgenize, kıl yoğunluğunuza, cilt ve kıl renginize göre değişeceği için hiç bir lazer epilasyon polikliniğinin veya güzellik merkezinin belli bir fiyatı yoktur. Önce sizi görmek isteyeceklerdir.</p>
<p>Lazer epilasyon’un zararları var mıdır?</p>
<p>Lazer epilasyonda prensip, kıl folikülünde yerleşmiş bulunan melanin adı verilen renk maddesinin lazer ışığı tarafından tutularak ısıya dönüşmesini sağlamak daha sonra da ortaya çıkan bu ısı enerjisi ile kıl folikülünü tahrip etmektir. ( Bu sırada ortaya çıkan ısı kıl kökü hücresini tahrip eder. Tüylerdeki melanin cilttekine göre daha konsantredir. Bu da cildin zarar görmesini önler. )</p>
<p>Lazer enerjisinin büyük bölümü derinin üst yüzeyindeki serbest melanin tarafından tutulduğu için kıl folikülüne ulaşabilen lazer enerji miktarı azalır bu da kıl folikülü üzerindeki tahribat düzeyini azaltır.</p>
<p>Lazer epilasyonun sonrası</p>
<p>Lazer epilasyon sonrası kızarıklık ve kabarıklık gibi kısa süreli yan etkiler oluşmaktadır. Bunlar seansın etkinliğini gösteren belirtilerdir. Zira lazer ışını kıl köküne ulaştığında ısı enerjisine dönüşür ve ısı enerjisi kıl kökünü tahrip eder. Bu esnada ciltte hafif bir yanma batma hissi ile birlikte kızarıklık ve kabarıklıklar oluşur. Bu belirtiler genellikle birkaç saat içinde kendiliğinden geçmekle birlikte çok hassas ciltli ve kalın kıl köklerine sahip kişilerde birkaç gün geçmesi gerekmektedir.</p>
<p>Aşağıda Türkiye’de kullanılmakta olan lazer epilasyon cihazları hakkında dalga boylarına göre bilgi verilmiştir.</p>
<p>Ruby Lazer 694 nm</p>
<p>Tüm dünyada kullanılan en eski lazer epilasyon sistemidir. Artık yalnız long pulsed özellikte olan modelleri kullanılmaktadır.Ağrı duyumsama etkisi en az olan lazer tipidir. Özellikle açık renkli tenli ve ağrı eşiği düşük kişilerin rahatlıkla tercih edebileceği bir lazer sistemidir.</p>
<p>Alexandrite Lazer 755 nm</p>
<p>Sarşından buğday tene kadar olan cilt tiplerinde güvenle tercih edilebilecek kendini ispatlamış bir sistemdir. Hasta uyumu ve konforu mükemmeldir. Long Pulsed modeli tercih edilmelidir. Esmer ciltlere deneme uygulaması yapılmadan kullanılmamalıdır. Özellikle yüz bölgesinde etkisi zayıftır. Buğday ve daha koyu tenlerde etkisi zayıftır.</p>
<p>Diode Lazer 800-810 nm</p>
<p>geleceğin lazer epilasyon sistemi olarak kabul görmektedir. Ancak nispeten yeni bir teknoloji olması dolayısıyla bu unvanı pekiştirecek yeterli bilimsel çalışma henüz bulunmaması zayıf tarafı olarak kendini göstermektedir. Özellikle yüz bölgesi ve kollarda erkek sırtı gibi kılların daha derinde yerleşim gösterdiği yerlerde etkisi olağanüstüdür.</p>
<p>Nd Yag Lazer 1064 nm</p>
<p>Özellikle long pulsed özellikte olan modeli zencilere bile lazer epilasyon imkânı sağlaması nedeniyle özellikle koyu tenlilerin güvenle tercih edebileceği bir sistemdir. Etkinliği diğer sistemlere göre daha düşük olmakla beraber güvenliği de ön planda tutan kişiler için alternatifsiz bir sistemdir.</p>
<p>IPL-flaş lamba sistemi 550 nm-1200 nm</p>
<p>Farklı dalga boyu lazer ışınının farklı amaçlı kullanımı mümkündür. Leke tedavisi, kılcal damar tedavisi, kırışıklık tedavisi ve lazer epilasyon. Spesifik epilasyon amaçlı geliştirilmiş bir cihaz olmadığından epilasyon etkisi diğer cihazlara göre daha zayıftır. Kalıcı epilasyon sağlamamaktadır. Ancak kalıcı epilasyon hedeflemeyen kişilerde ağrısız olması nedeniyle 1,5 aylık aralıklarla uygulanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/lazer-epilasyon-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurdeşenin nedeni ruhsal problemler</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/kurdesenin-nedeni-ruhsal-problemler.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/kurdesenin-nedeni-ruhsal-problemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 13:35:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1981</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, bahar aylarında sık görülen ve halk arasında “psikolojik alerji” ya da “kurdeşen” ismiyle anılan anjiyo nörotik ödem hastalığının sıkça görülen bir ruhsal hastalık olduğunu belirtiyor. İlkbaharda yüzde 2 görülme oranı olan “psikolojik alerji” ya da diğer adı ile kurdeşenin terapi programı gerektiren ciddi bir ruhsal rahatsızlık olduğunu belirten Prof. Dr. Arif Verimli, “bu nedenle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images4.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1982" title="images" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images4-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Uzmanlar, bahar aylarında sık görülen ve halk arasında “psikolojik alerji” ya da “kurdeşen” ismiyle anılan anjiyo nörotik ödem hastalığının sıkça görülen bir ruhsal hastalık olduğunu belirtiyor.</p>
<p>İlkbaharda yüzde 2 görülme oranı olan “psikolojik alerji” ya da diğer adı ile kurdeşenin terapi programı gerektiren ciddi bir ruhsal rahatsızlık olduğunu belirten Prof. Dr. Arif Verimli, “bu nedenle baharla birlikte ortaya çıkan deri döküntüleri ve alerjilerin sebebi doğru saptanmalı” dedi.<span id="more-1981"></span></p>
<p>Prof. Dr. Arif Verimli, anjiyo nörotik ödemin herhangi bir genel tıbbi ve fizyolojik sebebe bağlı bulunmaksızın deri üzerinde oluşan kırmızımsı döküntüler olduğunu söyledi.</p>
<p>Tamamen psikolojik kökenli olan bu bahar alerjilerini; “çiçek tozu ve polenlerin kişinin bünyesine herhangi bir fizyolojik etkisi olmadığı halde, bu maddelerin havada dolaşmasından dolayı oluşan sinirlilik halinin deri döküntüsü şeklinde dışarıya vurulması” olarak nitelendiren Prof. Dr. Verimli, şunları kaydetti:</p>
<p>“Anjiyo nörotik ödem, meyve-sebze alerjilerinden çok farklıdır. Kişinin cinselliği çağrıştıran bu polenlerden nefret etmesinin altında yaşanan cinsel travmaların, cinsel yetersizlik veya doyumsuzlukların, yaşanan olumsuz cinsel anıların canlanarak kişiyi rahatsız etmesi şeklinde gerçekleşir. Bu hastalığın ilkbaharda kişilerde görülme oranı yüzde 2’dir. Uzman yardımı alınarak, gökyüzünde uçuşan çiçek hücrelerine karşı duyulan öfkenin sebebi saptanmalı ve tedavi edilmelidir.”</p>
<p>Ciddi ruhsal hastalık</p>
<p>Prof. Dr. Arif Verimli, vücudunda döküntü olanların öncelikle bir cilt doktoruna görünmesi gerektiğini, ancak anjiyo nörotik ödemde bilinçaltı psikomotor faktörlerin bir cildiyeci tarafından anlaşılamamasının ise hastalığı tedavisiz bırakacağını ifade ederek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Anjiyo nörotik ödem, bir terapi programı gerektiren ciddi bir ruhsal hastalıktır. Deri döküntüleri, bir psikiyatrist için kişilik bozuklukları ve cinsel bozukluklarla ilgili ciddi veriler verir. Bu nedenle herhangi bir şekilde baharla birlikte ortaya çıkan deri döküntüleri ve alerjilerin sebebinin doğru saptanması gerekiyor. Bu, gelecekte yaşanacak psikiyatrik hastalıkların saptanmasıyla ilgili önemli ipuçları veriyor.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/kurdesenin-nedeni-ruhsal-problemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varis neden oluşur, tedavisi nedir?</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/varis-neden-olusur-tedavisi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/varis-neden-olusur-tedavisi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Dec 2010 13:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1957</guid>
		<description><![CDATA[Estetik olarak hoş olmayan bir görüntüye neden olduğu için, özellikle kadınların en büyük sorunlarından biri olan varisler, aynı zamanda sağlık açısından da önemli bir problem.Estetik olarak hoş olmayan bir görüntüye neden olduğu için, özellikle kadınların en büyük sorunlarından biri olan varisler, aynı zamanda sağlık açısından da önemli bir problem. Eğer akşam saatlerinde artan bacak ağrılarınız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.bebeksagligi.net/resimler/resim-164554.jpg" alt="Varis neden oluşur, tedavisi nedir?" width="80" height="80" />Estetik  olarak hoş olmayan bir görüntüye neden olduğu için, özellikle  kadınların en büyük sorunlarından biri olan varisler, aynı zamanda  sağlık açısından da önemli bir problem.<img title="Daha fazla..." src="http://www.bebeksagligi.net/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" />Estetik  olarak hoş olmayan bir görüntüye neden olduğu için, özellikle  kadınların en büyük sorunlarından biri olan varisler, aynı zamanda  sağlık açısından da önemli bir problem. Eğer akşam saatlerinde artan  bacak ağrılarınız ve şişlikleriniz, gece ortaya çıkan kramplarınız  varsa, varis tehlikesi ile karşı karşıya olabilirsiniz.<span id="more-1957"></span></p>
<p>Genellikle, vücudun en fazla basınç altında kalan bölgesi olan  bacakların alt kısımlarında görülen varise neden olan faktörlerin  başında genetik yatkınlık, çevresel nedenler ve hormon ilaçları geliyor.  <strong>Varisten kurtulmak için lazerden cerrahi yöntemlere kadar birçok tedavi seçeneği bulunuyor.</strong> Ancak varis, çok nadir olsa da bazen damarlardaki kanın pıhtılaşmasına  neden oluyor. Hareketsizlik nedeniyle damarın içinde pıhtılaşan kanın  akciğere gitmesi ölüme bile yol açabiliyor.</p>
<p>Ancak varis tedavisinde yeni bir tedavi yöntemi olan köpükle (foam) çok başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. <strong>Prof. Dr. Mehmet Kurtoğlu</strong>&#8216;na varisin nedenlerini ve tedavi yöntemlerini sorduk.</p>
<p><strong>Varis nedir, nasıl oluşur?</strong></p>
<p>Varis, vücudun özellikle de bacakların toplardamar sisteminin iyi  çalışmaması sonucu ortaya çıkar. Bacaklardaki toplardamarlar hem  derinden, hem de yüzeyden geçerler. İşte bu yüzeyden geçen  toplardamarların görünür hale gelmesiyle mavi-mor renkli varis damarları  oluşur. Her toplardamarın içinde kanın yalnız tek yönlü, aşağıdan  yukarı yani kalbe doğru akmasını sağlayan kapakçıklar vardır. Ayağa  kalkıldığı zaman o kapakçıklar kapanıp kanın geriye kaçmasına engel  olur. Bu kapakçıklar iyi çalışmadığı zaman kişi ayağa kalktığında kan,  bacaklarına geri döner ve buradaki damarların basıncını artırır. Basıncı  artan damar da genişleyip, dışarıdan görünür hale gelir.</p>
<p><strong>Varisin belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Variste yani tıp dilindeki adıyla venöz hastalıklarda ilk şikâyetler  en fazla bacakların görüntüsünün bozulması gibi kozmetik nedenlerdir.  Genellikle bu görüntü değişikliklerine özellikle günün ilerleyen  saatlerinde artan ağrı eşlik eder. Bacaklarda kaşıntı, gece krampları ve  şişlikler de sık görülen şikâyetler arasındadır. Ayrıca varis damarları  ciltte çatlamalara ve kanamalara sebep olabilir. Hatta bu damarlar  mikrop kaparsa, bacaklarda yaralar ve kahverengi lekeler de oluşabilir.  Bu lekeler varis damarlarından kanın sızmasına bağlı olarak daha çok  ayak bileklerinde görülür.</p>
<p>Ancak çok nadir görünse de, varis oluşumun en önemli belirtileri arasında kanın pıhtılaşması gelir. <strong>Hareketsizlik nedeniyle </strong>damarın  içindeki kan akımı kıvrım kıvrım genişlemiş damarın içinde yavaş  olacağı için pıhtılaşmaya eğilimli olur. Pıhtılaşan bu kanın akciğere  gitmesine emboli denir. Özellikle uzun uçak yolculuklarında rastlanan bu  durum, <strong>çay, kahve ve alkol</strong> tüketimine bağlı olarak vücudun su  kaybetmesiyle daha da artar. Bu durum ölüme bile yol açabilir. Bu yüzden  uzun yolculuklara çıkan, doğum kontrol hapı veya östrojen hormonu  kullanan insanlarda pıhtı oluşumu daha da artabilir.</p>
<p><strong>Varis tedavi edilmezse ne olur?</strong></p>
<p>Varis tedavi edilmediği zaman sürekli ilerleyerek daha da görünür  hale gelir. Bazı varisler mikrop kapıp yaraya neden olabileceği gibi,  bazı varislerde böyle bir durum görülmez. Ayrıca variste tedavi  gecikirse şeker, tansiyon, kalp gibi yandaş hastalıklar oluşur. Bu  hastalıklar da tedaviyi zorlaştırır.</p>
<p><strong>Tanısı nasıl konur?</strong></p>
<p>Varis, tüm dünyada ortalama yüzde 25 civarında, yani <strong>dört kişiden birinde görülür</strong>.  Bizim ülkemizde de 20-25 milyon kişide bu hastalığın olduğu  bilinmektedir. Bacaklarında damar görüntü değişikliği, şişlik, yara  şikâyetleri olan kişilerin özellikle toplardamar tetkikleri çok detaylı  bir şekilde yapılmalı. Şikâyete sebep olan faktörün ne olduğunu bulmak  için doppler <strong>ultrasonografi</strong> tetkiki yapılır.</p>
<p>Doppler, toplardamarların içindeki kapakların hareketini, kanın  akışını ve yönünü gösterir. Böylelikle kan sadece kalbe doğru mu  gidiyor, yoksa ayağa kalkmakla ve ıkınmayla ters yöne mi kaçıyor bu alet  sayesinde anlaşılır. Doppler ultrasonografi, hamilelik ve safra kesesi  muayenesinde kullanılan ultrasona benzeyen, acı vermeyen, çok basit bir  alet. Ultrason çekilirken hasta ayağa kaldırılır ve ıkındırılır.  Böylelikle bacaklardaki kapakların kanı geriye kaçırıp kaçırmadığı,  nereden nereye kaçırdığı gibi tetkikler yapılır.</p>
<p><strong>Varis oluşumuna neden olan faktörler nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Genetik faktörler: </strong>Genetik yatkınlığın varis oluşumunda etkili  olup olmadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, her hastalıkta olduğu  gibi varisin ortaya çıkmasında da genetik nedenler olduğu düşünülüyor.  Genetik nedeniyle ortaya çıkan varislerde kişinin annesinde, babasında,  kardeşlerinde, teyze veya halasında varis varsa, kendisinde de varis  olma ihtimali artıyor.</p>
<p><strong>Çevresel faktörler:</strong> Hastalığa sebep olan diğer bir neden de  çevresel faktörler. Hareketsiz yaşam tarzı varislerin daha çabuk ve daha  abartılı bir şekilde açığa çıkmasına sebep oluyor. Özellikle sürekli  ayakta veya oturarak yapılan işlerde bacak adeleleri hiç çalışmadığından  varis oluşumu artıyor. Bu durum <strong>büro çalışanlarında, kuaförlerlerde ve öğretmenlerde</strong> çok görülür. Ancak sürekli hareket halinde olan, spor yapan, kilo  almayan insanlarda ailevi eğilim olsa bile, varis oluşumu hem daha az  şiddette olur, hem de gecikebilir.</p>
<p><strong>Hormon ilaçları:</strong> Hormon ilaçlarının içindeki birtakım maddeler  damarların yumuşamasına sebep oluyor. Yumuşayan damarlar da daha çabuk  genişler ve görünür hale geliyor.</p>
<p><strong>Varis olan hastalar nelere dikkat etmeli?</strong></p>
<p>*Varis hastalarının ayakta veya oturarak uzun süre kalmamaları, arada  bir 5-10 adımla da olsa yürümeleri veya parmak ucuna kalkarak baldır  hareketleri yapmaları gerekiyor.<br />
* Bu hastalar spor yapmalılar ve haftada üç kez, 30-45 dakika yürümeliler.<br />
*  Banyoda sıcak suyla yakındıktan sonra bacaklarına nispeten soğuk suyla  masaj yapmalılar. Saunanın bir zararı yok. Ancak 8-10 dakikalık seanslar  sonrasında vücuda ve özellikle de bacaklara yine mutlaka soğuk suyla  masaj yapılması gerekiyor.<br />
* Güneşin ve denizin hiçbir zararı yok. Güneşlenip çok fazla ısınmadan sık sık denize girmek bacakları rahatlatır.<br />
* Lifli gıdalarla beslenmeliler. Kafeini mümkün olduğu kadar kullanmamalılar.<br />
* Özellikle E vitamininden zengin gıdalar toplardamarları kuvvetlendiriyor.<br />
*  Varisli hasta gebe kaldığında varisleriyle ilgili bir doktora danışmalı  ve mutlaka gebeliği boyunca varis çorabı giymeli. Egzersiz yapmalı,  normalin üstünde kilo almamalı.</p>
<p><strong>Tedavi metotları nelerdir?</strong></p>
<p>Varis tedavisinde son 10 seneye kadar en bilinen yöntem cerrahi  müdahaleydi. Özellikle çok kıvrımlı ve geniş olan damarlarda ameliyat  tek çare olarak görülüyordu. Ancak eğer hastalık başlangıç noktasında  yakalanırsa çok daha kolay iki yöntem bulunuyor. Bu yöntemlerden ilki  damara lazer sokup, yakarak damarın devre dışı bırakılması. Bu yöntem  ataküstü ve günübirlik yapılıyor. Diğer ve çok yeni bir yöntem olan  iğneyle damarın içine girip, ilaçla damarı yakma işlemine de köpük  (foam) deniliyor.</p>
<p>Köpük denilen kimyasal sıvı, yakıcı bir ilaç olduğundan damarın içine  verildiğinde damarı yakıyor. Sıvı da damara verilmeden önce hava ile  karıştığı için deterjan gibi köpürüyor. İlacın bu köpükleşmiş şekli daha  da etkili oluyor. Bu yönteme sklerozan da deniliyor. İşlem çok kısa ve  ağrısız, komplikasyon görülme ihtimali çok çok az ve işlem sadece 10  dakika sürüyor. İşlemden hemen sonra hasta ayağa kalkarak, günlük  hayatına devam edebiliyor.</p>
<p><strong>Varis çorapları işe yarıyor mu?</strong></p>
<p>Varis çorapları çok faydalıdır. Ancak bu çoraplar basınçlı olduğundan  bacağa normal çorapların 10-20 misli basınç uygularlar. Ayrıca  giyilmesi çok zor olduğundan ilave bir giyme aparatına ihtiyaç duyulur  ya da giyerken birinin yardımının alınması gerekir. Bu çoraplar  giyilince, damarı dışarıdan bastırır ve damarlardaki kapakların kanı  kaçırmasını engeller. Çorap giyildiği sürece ameliyat olmuş gibi rahat  edilir, ancak çorap çıkarıldığında şikâyetler devam eder. Yani sürekli  bir tedavi ediciliği yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/varis-neden-olusur-tedavisi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makyajda artık doğallık moda</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/makyajda-artik-dogallik-moda.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/makyajda-artik-dogallik-moda.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Dec 2010 12:50:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Diğer Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[doğallık]]></category>
		<category><![CDATA[Makyajda]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1941</guid>
		<description><![CDATA[Eflatun, mürdüm, fuşya, yeşilin her tonu, sarı, turuncu&#8230; Ünlü makyözlerden aldığımız bilgilere göre bu sezon bu renkler gözde.Doğallığın ön planda olduğu, makyajın, kadının güzelliğini gölgelemek yerine vurguladığı bir sezondayız. Hafif simli dudak parlatıcıları ve renkli göz kalemleri de bu yıl makyajda “olmazsa olmaz”lar arasında yer alıyor. Ayrıca gözler ön planda olacaksa dudağın arka planda, dudak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.bebeksagligi.net/resimler/resim-65909.jpg" alt="Makyajda artık doğallık moda" width="80" height="80" />Eflatun, mürdüm, fuşya, yeşilin her tonu, sarı, turuncu&#8230; Ünlü makyözlerden aldığımız bilgilere göre bu sezon bu renkler gözde.Doğallığın ön planda olduğu, makyajın, kadının güzelliğini gölgelemek yerine vurguladığı bir sezondayız. Hafif simli dudak parlatıcıları ve renkli göz kalemleri de bu yıl makyajda “olmazsa olmaz”lar arasında yer alıyor. Ayrıca gözler ön planda olacaksa dudağın arka planda, dudak ön plandaysa da gözlerin arka planda olması gerekiyor.<span id="more-1941"></span></p>
<p>“Gece makyajı ağır olur” diye bir şey de yok aslında. Geceleri aşırı boyalı gözler değil, gözün içine çekilen koyu renk kalemler sonucu ortaya çıkan “buğulu” bakışlar ve uzun kirpikler “in” artık&#8230; Ancak makyajın ve yeni trendlerin temiz ve bakımlı bir ciltte güzel durduğunu unutmamakta yarar var. Dolayısıyla sadece makyaja değil, cilt bakımına da önem vermek gerekiyor. İşte makyaj ve cilt uzmanlarından makyaj ve bakım konusunda dikkat edilmesi gerekenler&#8230;</p>
<p><strong>“Makyajdan önce cilt bakımı şart”</strong></p>
<p>Dr. Serpil Yüksel (Flavius Estetik ve Güzellik Merkezi)</p>
<p>*Yaz aylarına girerken cildi özellikle kremlerle güneşten korumak önemli. Güneş nedeniyle kalıcı lekeler oluşuyor, ayrıca güneş cildin çabuk yaşlanmasına yol açıyor.</p>
<p>*Cildin hava alması için gözeneklerin temizlenmesi lazım.</p>
<p>*Kişiye göre cilt bakımı değişiyor. Ancak genel olarak kişilerde önce cildi temizliyoruz. Buharla siyah noktalar temizlenerek gözenekler açılıyor. Daha sonra nem maskesi uygulanıyor. “Granüllü peeling” yöntemiyle cilt yüzeyindeki ölü deri tabakası ve pürüzler gideriliyor.</p>
<p>*Sivilceli ciltlerde “high frekans” dediğimiz sistemle sivilcelere yönelik bir program uyguluyoruz. Ayrıca oksijen maskesiyle gözeneklerin açılmasını ve cildin temizlenmesini sağlıyoruz. Bu bakımı altı haftada bir yaptırmakta yarar var.</p>
<p>*Evde her gün sabah-akşam temizleme sütüyle cilt temizlenmeli ve bol suyla durulanmalı. Asla sabun kullanılmamalı. Çünkü sabun cildi kurutuyor. Duruladıktan sonra mutlaka alkolsüz bir tonikle, pamuk yardımıyla cildinizi silmeniz ve nemlendirici sürmeniz gerekiyor. Güneşli havada  koruyucu krem sürmek şart. Makyaj ise mutlaka bu uygulamalardan sonra yapılmalı.</p>
<p>*Cilt bakımı yapmadan ya da cildi temizlemeden önce yapılan makyaj cildi yıpratıyor. Gözenekler doluyor, sivilceler oluşuyor, cilt zayıflıyor, lekelenmeye ve kırışmaya açık oluyor.</p>
<p>*Bakım ürünleri cilt tipine uygun olmalı. Cilt tipinizi bir dermatoloğa ya da bir medikal estetik uzmanına danışarak öğrenebilirsiniz. Mağazalardaki kozmetikçilere pek güvenmemekte yarar var.</p>
<p>“Bu yaz dudak parlatıcıları ve dolgun, uzun kirpikler olmazsa olmaz”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/makyajda-artik-dogallik-moda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum kontrol haplarını kimler kullanmamalıdır ?</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/dogum-kontrol-haplarini-kimler-kullanmamalidir.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/dogum-kontrol-haplarini-kimler-kullanmamalidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Dec 2010 12:45:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontröl]]></category>
		<category><![CDATA[hapı]]></category>
		<category><![CDATA[kimler kullanmamalı]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1933</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrol haplarını kimler kullanmamalıdır? doğum kontrol hapları gelişi güzel kullanılabilecek haplar değildir. yan etkileri oldukça fazladır ve aşağıda belirtilen rahatsızlığı olanlar doğum kontrol haplarını kullanmamalıdır. • Karaciğeri bozuk veya yaralı olanlar. • Epilepsi hastalığı olanlar (sara nöbeti geçirenler) • Kalp hastalığı olanlar • Tiroid bezi (guatr) hastalığı olanlar • Yaşı otuzbeşten yukarı olanlar • Emziren anneler Migreni olanlar • Hamileliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.xbebek.com/wp-content/uploads/2010/03/do%C4%9Fum-konrtol-haplar%C4%B1.jpg" alt="doğum kontrol haplarını kimler kullanmamalıdır" width="149" height="116" />Doğum  kontrol haplarını kimler kullanmamalıdır? doğum kontrol hapları gelişi  güzel kullanılabilecek haplar değildir. yan etkileri oldukça fazladır ve  aşağıda belirtilen rahatsızlığı olanlar doğum kontrol haplarını  kullanmamalıdır.</p>
<p>• Karaciğeri bozuk veya yaralı olanlar.</p>
<p>• Epilepsi hastalığı olanlar  (sara nöbeti geçirenler)<span id="more-1933"></span></p>
<p>• Kalp hastalığı olanlar</p>
<p>• Tiroid bezi (guatr)  hastalığı olanlar</p>
<p>• Yaşı otuzbeşten yukarı olanlar</p>
<p>• Emziren  anneler</p>
<p>Migreni olanlar</p>
<p>• Hamileliği kesinleşmiş olanlar</p>
<p>• Ameliyat  gerektiren hastalığı olanlar</p>
<p>• Devamlı rahim akıntısı olanlar.</p>
<p>• Adet  düzesizliği olanlar</p>
<p>• Hiç doğum yapmamış olanlar</p>
<p>• Sigara ve alkol  kullananlar</p>
<p>• Agresif kişiler</p>
<p>• Astımı olanlar, varisi olanlar, kansızlık  çekenler</p>
<p>• Böbrek hastalığı olanlar ve çok şişman olanlarda doğum kontrol  hapları kullanılmamalıdır.Görüldüğü gibi doğum kontrol hapları ancak  hiçbir sağlık sorunu olmayanlarda kullanılabilmektedir. Bütün bunlar göz  önüne alınırsa doğum kontrol hapları çok uygun bir yöntem  sayılmaz.Doğum kontrol haplarının sağlıklı kadınlar üzerinde de bazı yan  etkileri vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/dogum-kontrol-haplarini-kimler-kullanmamalidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alopesiler ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/alopesiler-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/alopesiler-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 18:04:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[alopsiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=603</guid>
		<description><![CDATA[Alopesiler Alopesi veya Pelad terimi, saç ve kıl dökülmesi sonucu meydana gelen saçsız bölgeleri tanımlamak için kullanılır. Konjenital yani doğuştan alopesiler ailevidir ve ender olarak görülür. Sonradan en çok. saçlı deride veya sakalda yuvarlak, sınırları belirli, nedbesiz, temiz ve kabuksuz alanlar meydana gelir. Tıptaki adı Alopecia areata‘dır. Hastalık ani olarak başlar. Bir kaç günde 1-5 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-604 alignleft" title="alopesiler-150x150" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/01/alopesiler-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p align="justify">Alopesiler<br />
Alopesi veya Pelad terimi, saç ve kıl dökülmesi sonucu meydana gelen saçsız bölgeleri tanımlamak için kullanılır. Konjenital yani doğuştan alopesiler ailevidir ve ender olarak görülür. Sonradan en çok. saçlı deride veya sakalda yuvarlak, sınırları belirli, nedbesiz, temiz ve kabuksuz alanlar meydana gelir. <span id="more-603"></span>Tıptaki adı Alopecia areata‘dır. Hastalık ani olarak başlar. Bir kaç günde 1-5 cm. çapında bir plak oluşur. Kenarlarında kısa, ince, renksiz, peladik saç adı verilen kırık saçlar görülür (pelade vulgairej Bazen plaklar çok genişleyerek ilerler ve bütün saçı döker.Sebebi özellikle psişik olduğundan psiko-somatik hastalıklardan sayılmaktadır. Tedavi olarak ağızdan sedatif ve sakinleştirici ilaçlar ve vitaminler verilir. Lokal olarak da, alkol iode, alkol kamfre uygulanır.</p>
<p align="justify">Sac dökülmesi bazan hiçbir neden olmadan da görülür. Genellikle alnın yan kenarları ve tepe kısmında saclarda seyrelme fle başlar. Sebore veya kepeklenme mevcuttur. Saçlar sürekli olarak dökülür fakat cok kere alında bir perçem uzun süre kalır. Sebpreik alopesi erkeklerde 20 yaşlarında başlar ve 25 yaşında tepe kısmını tamamen dökerek dazlaklığı (Calvitie) meydana getirir. Yaşlılıkta görülen senil alopeside deride atrofi vardır. Sebep olarak sebore, kalıtım ve endokrin faktörler gösterilmektedir.<br />
Tedavide özellikle kükürtlü ve katranlı sabunlarla derinin yağını gidermek gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cilt-hastaliklari/alopesiler-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

