<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hastalık Rehberi &#124; Tüm Hastalıklar, Sağlıklı Yaşam, Kalp Hastalıkları, Tedaviler, Hastalık Tedavisi, Göz Bozuklukları, Hastaneler, Grip Tedavisi, Diyetler &#187; Çocuk Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.hastalikrehberi.net/saglik/cocuk-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hastalikrehberi.net</link>
	<description>Sağlıklı bir yaşam için hastalık rehberinize uğrayın...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jul 2011 16:16:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Miyop çocuklar daha zeki oluyor</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/goz-hastaliklari/miyop-cocuklar-daha-zeki-oluyor.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/goz-hastaliklari/miyop-cocuklar-daha-zeki-oluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2010 20:15:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Miyop]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[gaz sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=2033</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan çalışma ve araştırmalar, miyop çocukların zeka katsayılarının normal popülasyona göre 7-8 kat daha fazla olduğunu ortaya çıkardı. Ayrıca miyop çocukların okul başarısının da daha yüksek tespit edildi. “Uzağı net görememek” olarak tanımlanan miyopi doğuştan olabileceği gibi, erişkinlik çağlarında da başlayabiliyor. 7-16 yaşları arasında başlayan miyopiye ise “okul miyopisi” adı veriliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images18.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2034" title="images" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images18-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Yapılan çalışma ve araştırmalar, miyop çocukların zeka katsayılarının normal popülasyona göre 7-8 kat daha fazla olduğunu ortaya çıkardı. Ayrıca miyop çocukların okul başarısının da daha yüksek tespit edildi.</p>
<p>“Uzağı net görememek” olarak tanımlanan miyopi doğuştan olabileceği gibi, erişkinlik çağlarında da başlayabiliyor. 7-16 yaşları arasında başlayan miyopiye ise “okul miyopisi” adı veriliyor.<span id="more-2033"></span></p>
<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Banu Coşar, pek çok bilimsel çalışmada, miyop çocukların zeka katsayılarının (IQ) normal popülasyona göre 7-8 puan daha fazla bulunduğunu belirterek, “Yapılan çalışmalarda ailelerde de benzer sonuçlar elde edilmiş. Öyle ki miyop kardeşlerin, olmayanlara kıyasla zeka katsayılarının daha yüksek olduğu ortaya konmuş.</p>
<p>Ayrıca miyop çocukların okul başarısı da daha yüksek bulunmuş. Bu istatistikler 2 türlü açıklanabilir; ‘Ya miyopi ile zeka geni aynı kromozomda birlikte kalıtlanıyor ya da daha zeki olanlar okumayla daha çok zaman harcıyor ve gözde miyopi oluşuyor’” diyor.</p>
<p>Teşhis edilmezse göz tembelliğine neden olabilir!</p>
<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Banu Coşar, eğer 2 gözde de sorun varsa, çocuğun uzağı net olarak göremediğini kendisi ifade edebildiğini belirterek, “Ebeveynler ve öğretmenler de gerek çocuğun gözünü kısmasından, gerekse tahtayı iyi okuyamamasından veya televizyonu yakından seyretmesinden göz bozukluğunu tahmin edebiliyor. Ancak sadece tek göz bozuksa, işte bu durum kolayca dikkatten kaçabiliyor ve erken tedavi edilmediği için de göz tembelliğine yol açabiliyor.” uyarısında bulunuyor.</p>
<p>Düzenli muayene çok önemli!</p>
<p>Bebeklere 1-1.5 aylıkken çocuk doktoru tarafından “kırmızı refleks testi” denen göz testi uygulanması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Banu Coşar, bu testte bozukluk tespit edildiği takdirde çocuğun zaman kaybetmeden bir göz hekimi tarafından muayene ve tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Doç. Dr. Banu Coşar şunları söylüyor:</p>
<p>“Eğer test sonucu normal ise ve gözde dışardan belli olan şaşılık ve beyaz leke gibi durumlar yoksa, çocukların 3 yaşında göz muayenesi olması ideal. Bu muayeneden sonra da çocuğun ilkokul 1. sınıftan itibaren her yıl göz muayenesinden geçmesi gerekiyor.</p>
<p>Miyopi tanısı, göz muayenesinde görme seviyesinin tespiti ve göz numaralarının otomatik ölçümü (otorefraktometre) ile konuyor. Ayrıca muayene sırasında göz bebekleri damla ile genişletilerek gözün içine bakılıyor.’</p>
<p>11 yaşına dek gözlük, 11 yaştan sonra kontakt lens</p>
<p>Doç. Dr. Banu Coşar miyopi tedavisinde 11 yaşına dek gözlük kullanılması gerektiğini, bu yaştan itibaren istenirse kontakt lens kullanımına geçilebileceğini, 18 yaşından sonra da lazer tedavisi uygulanabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Çocukluk döneminde miyop gözlüklerin sürekli takılması gerektiğine de dikkat çeken Doç. Dr. Banu Coşar, “Aksi halde numaralar daha hızlı ilerleyebiliyor. Bu nedenle aileler gözlüğün devamlı kullanımını sağlamaya çalışmalı. Önerilen sıklıktaki göz muayenelerini de kaçırmamalı. Kontakt lense geçilmişse, aileler lenslerin kurallara uygun kullanımı konusunda da çocuklarını takip etmeliler.” diyor.</p>
<p>Okul miyopisinde doğru bilinen yanlışlar</p>
<p>Yanlış: Miyopi için düşük numaralı gözlük takılırsa numaralar daha az ilerler.<br />
Doğrusu: Gözde mevcut numaralar ne ise ona uygun numara kullanılmalı.</p>
<p>Yanlış: Miyopi için sürekli gözlük takılmasına gerek yok.<br />
Doğrusu: Çocukluk döneminde, doktorun önerdiği gözlükler sürekli takılmalı.</p>
<p>Yanlış: Ergenlik döneminde kontakt lens kullanımı tavsiye edilmez.<br />
Doğrusu: 11 yaşından sonra gençler kontakt lens kullanabilir.</p>
<p>Yanlış: Yaş ilerledikçe miyopi azalır.<br />
Doğrusu: Miyopi ilerleyen yaşla birlikte azalmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/goz-hastaliklari/miyop-cocuklar-daha-zeki-oluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğacak bebeğin kalbini yoran hastalıklar Nelerdir?</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/kalp-rahatsizliklari/dogacak-bebegin-kalbini-yoran-hastaliklar-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/kalp-rahatsizliklari/dogacak-bebegin-kalbini-yoran-hastaliklar-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 13:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[doğım]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1962</guid>
		<description><![CDATA[Kalp rahatsızlığı, henüz anne karnındayken bile görülebiliyor. Minik kalplerdeki hastalıkların başarıyla tedavi edilebilmesi için geliştirilen erken tanı yöntemleri ise büyük önem taşıyor.Çocuk Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sarıoğlu, daha yaşama gözlerini açmadan bebekleri yakalayan başlıca kalp rahatsızlıkları ve bunlar arasından öne çıkan ilk beşi hakkında şu bilgileri verdi:Atriyoventriküler Septal Defekt Anne karnındaki bebeğin kalp kulakçıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1963" title="images" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/12/images-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Kalp rahatsızlığı, henüz anne karnındayken bile görülebiliyor. Minik kalplerdeki hastalıkların başarıyla tedavi edilebilmesi için geliştirilen erken tanı yöntemleri ise büyük önem taşıyor.Çocuk Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sarıoğlu, daha yaşama gözlerini açmadan bebekleri yakalayan başlıca kalp rahatsızlıkları ve bunlar arasından öne çıkan ilk beşi hakkında şu bilgileri verdi:<span id="more-1962"></span>Atriyoventriküler Septal Defekt</p>
<p>Anne karnındaki bebeğin kalp kulakçıkları ve karıncıkları arasında büyük bir delik, kulakçıklarla karıncıklar arasında iki ayrı kapak yerine tek bir kapağın bulunmasına Atriyoventriküler Septal Defekt deniyor. Bu rahatsızlık, daha çok mongol ya da Down sendromlu çocuklarda görülüyor. Bu nedenle, henüz anne karnındayken “Kromozom Analizi” adı verilen testin yapılması gerekiyor.</p>
<p>Rahatsızlık fark edildiğinde anne karnında tedavi yapılamıyor. Bu rahatsızlığı taşıyan bebekler doğuma kadar problemsiz gelişiyor. Müdahaleleri doğumdan sonra yapılabiliyor. Ancak test sonucunda Down sendromu tespit edildiyse, hamileliğin sonlandırılması yoluna gidilebiliyor.</p>
<p>Pulmoner Atrezi</p>
<p>Bebeğin kalpten çıkan akciğer atardamar kapağının kapalı olması, akciğer atardamarının kısmen veya tamamen olmamasına Pulmoner Atrezi deniyor. Pulmoner atrezi tek başına olabileceği gibi, diğer kalp problemleri ile birlikte olabiliyor. Doğum öncesi genellikle sorun yaratmıyor olsa da, doğumla birlikte morarma ile ciddi sorunlar ortaya çıkıyor. Acilen ilaç tedavisi ve ameliyat gerektiğinden doğumun çocuk kardiyolojisi ve kalp cerrahisinin bulunduğu bir merkezde planlanması gerekiyor.</p>
<p>Hipoplastik Sol Kalp Sendromu</p>
<p>Kalbin sol karıncığının gelişmeyip çok küçük kalmasına Hipoplastik Sol Kalp Sendromu deniyor. Rahatsızlık, kalpten çıkan temiz kanı bütün vücuda taşıyan aort damarının kapalı olması ya da bu damarın ince olması durumunda da oluşabiliyor. Bu rahatsızlığı taşıdığı tespit edilen bebeklerin doğumdan sonra bir dizi operasyondan geçmesi gerekebiliyor. Bu nedenle hastalığın anne karnındayken teşhis edilmesi önem taşıyor.</p>
<p>Büyük Arterlerin Transpozisyonu</p>
<p>Vücutta, sağ karıncıktan akciğerlere giden akciğer atardamarı, sol karıncıktan da bütün vücuda temiz kanı götüren aort damarı çıkıyor. Büyük Arterlerin Transpozisyonu’nda, bunun tam tersi bir damar yapılanması görülüyor. Yani sol karıncıktan akciğer atardamarı, sağ karıncıktan da aort damarı çıkıyor ve bunun sonucunda vücutta kanın taşınması işlemi tersine dönmüş oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/kalp-rahatsizliklari/dogacak-bebegin-kalbini-yoran-hastaliklar-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde sarılık nasıl anlaşılır, belirtileri ?</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-sarilik-nasil-anlasilir-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-sarilik-nasil-anlasilir-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Dec 2010 20:20:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[sarılık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1924</guid>
		<description><![CDATA[Yenidoğan bebeklerde sarılık hastalığı nasıl anlaşılır, belirtileri nelerdir? yenidoğan bebekte sarılık bebeğin cildinin ve göz aklarının sarı olmasıdır. bu sarı rengin sebebi kandaki bilirubin adı verilen sarı pigmentlerdir. bilirubin vücut tarafından atılamaz ise kanda birikir ve bebeğin cildinde sararma görülür. Yenidoğan bebekte sarılığın sebepleri nelerdir. Bu konuda 4 ayrı sebep sayılabilir. 1- fizyolojik sebepler: doğumdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.xbebek.com/wp-content/uploads/2010/08/bebeklerde-sar%C4%B1l%C4%B1k-150x150.jpg" alt="bebeklerde sarılık nasıl anlaşılır" width="150" height="150" />Yenidoğan  bebeklerde sarılık hastalığı nasıl anlaşılır, belirtileri nelerdir?  yenidoğan bebekte sarılık bebeğin cildinin ve göz aklarının sarı  olmasıdır. bu sarı rengin sebebi kandaki bilirubin adı verilen sarı  pigmentlerdir. bilirubin vücut tarafından atılamaz ise kanda birikir ve  bebeğin cildinde sararma görülür.</p>
<p><strong>Yenidoğan bebekte sarılığın sebepleri nelerdir.</strong></p>
<p>Bu konuda 4 ayrı sebep sayılabilir.<span id="more-1924"></span></p>
<p>1- fizyolojik sebepler: doğumdan hemen sonra bir iki gün içinde  görülen sarılıktır. bebeklerde karaciğerin tam olgunlaşmamış olması  nedeniyle bilirubinin yeterince atılmamasından kaynaklanır. bir hafta  içinde kendiliğinden kaybolur. bebeğe her hangi bir zazarı yoktur.</p>
<p>2- yetersiz anne sütü alımına bağlı sarılık: anne sütünü yetrsiz alan  bebeklerde görülebilir ve biraz daha şiddetlidir. anne sütü artırılmalı  bebek daha fazla emzirilmelidir.</p>
<p>3- fazla anne sütü alımına bağlı sarılık: bu tip sarılık anne sütü  alana bebeklerin yüzde 1-2 sinde görülebilmektedir. anne sütü içindeki  özel bir maddeye bağlı olarak gelişir ileriki günlerde kendiliğinden  kaybolur. genellikle zararsızdır.</p>
<p>4- kan uyuşmazlığına bağlı sarılık:  kan uyuşmazlığına bağlı sarılık  bebeklerde ölümle sonuçlanabilecek bir rahatsızlıktır. annenin kanı Rh  neğatif bebeğinki Rh pozitif ise kan uyuşmazlığı vardır. Bu durum ilk  yapılan doğumdan veya düşükten sonra gerekli müdaheleler y</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-sarilik-nasil-anlasilir-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Egzama bebeklik döneminde başlayabilir</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/egzama-bebeklik-doneminde-baslayabilir.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/egzama-bebeklik-doneminde-baslayabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 19:49:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[egzama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1919</guid>
		<description><![CDATA[Kaşıntı, kızarıklık, su dolu kabarcıklar egzama hastalarının en önemli şikayetleri arasında sayılıyor. Yaygın bir hastalık olan egzamanın daha çok yetişkinlerde görüldüğü bilinse de, bebeklik döneminde de görülüyor.Kadıköy Şifa Tıp Merkezi Ataşehir Dermatoloji Uzmanı Dr. Rukiye Kaymaz, egzama hakkında kapsamlı bilgi veriyor ve en çok merak edilen soruları yanıtlıyor. Egzama terimi tahriş olmuş deriyi tanımlayan genel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.bebeksagligi.net/resimler/resim-161451.jpg" alt="Egzama bebeklik döneminde başlayabilir" width="80" height="80" />Kaşıntı,  kızarıklık, su dolu kabarcıklar egzama hastalarının en önemli  şikayetleri arasında sayılıyor. Yaygın bir hastalık olan egzamanın daha  çok yetişkinlerde görüldüğü bilinse de, bebeklik döneminde de görülüyor.<img title="Daha fazla..." src="http://www.bebeksagligi.net/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><strong>Kadıköy Şifa Tıp Merkezi Ataşehir Dermatoloji Uzmanı Dr. Rukiye Kaymaz</strong>, egzama hakkında kapsamlı bilgi veriyor ve en çok merak edilen soruları yanıtlıyor.<span id="more-1919"></span></p>
<p>Egzama terimi tahriş olmuş deriyi tanımlayan genel bir kavramdır.  Akut egzama kırmızı, su dolu kabarcıklar şeklinde ve sızıntılı, kronik  egzama kabuklu, kalın ve kahverengimsi olabilir. Egzama genellikle  kaşıntılıdır. İritan kontakt egzama, alerjik kontakt egzama, nummuler  egzama, atopik egzama gibi birçok formu görülebilir. Burada daha çok,  sıklığı modern yaşam koşulları nedeniyle giderek artan ve bebeklikten  itibaren rastladığımız atoopik dermatitten bahsetmek gerekir.</p>
<p><strong>Atopik Dermatit veya Atopik Egzama</strong></p>
<p>Atopi kelimesi deri, göz, burun ve akciğer mukozalarının alerjik  hastalıklara eğilimini tanımlayan genel bir kavramdır. Genetik aktarım  mevcuttur. Atopik ailelerde saman nezlesi, astım gibi alerjik olaylar  sıktır. Ayrıca atopik dermatitit olarak adlandırılan döküntüler ve deri  hassasiyeti mevcuttur. Hastaların %20&#8242;sinde aileden bir bireyde de bu  durum mevcut olabilir.</p>
<p>Atopik dermatit tüm dünyada giderek yaygınlaşmaktadır. Hastalık tüm  yaş guruplarında görülmekle birlikte en çok bebekler ve çocuklarda  görülür. Deri döküntüleri kaşıntılıdır, vücutta yaygın veya belli  bölgelerde sınırlanmış olabilir.</p>
<p>Atopik dermatit şiddeti sıklıkla çocukluk döneminden sonra azalır; ancak <strong>deri kuruluğu ve hassas deri özellikleri yaşam boyu devam eder.</strong> Hastalık; bebeklik döneminde başladığında infantil egzama olarak  adlandırılır. En çok saçlı deride ve yanaklarda görülür; fakat vücudun  her yerinde de görülebilir. Kaşıntı nedeniyle çocuk başını, yanaklarını  ve diğer alanları elleriyle, yastık ya da başka bir şey ile ovuşturur.  Pek çok bebek 2 yaşından önce düzelir. Uygun tedaviler problem  gerileyinceye kadar yardımcı olur.</p>
<p>Bebeklikten sonra lezyonlar hafifler; ancak kuru, kabuklu kronik  egzama görünümünü alır. Ergenlik dönemi ve genç erişkinlerde, el ve ayak  egzaması formunda sebat edebilir. Diğer sık görülen alanlar dirsek  büklümü, diz büklümü, bilekler, yüz, boyun ve üst göğüs bölgesidir.</p>
<p><strong>Atopik dermatit tanı ve tedavisi</strong></p>
<p>Deri ve mukozalara ait çeşitli yakınma ve bulguların aile öyküsüyle  bir arada bulunması tanı koydurur. Uygun, erken ve düzenli tedavi  hastaları rahatlatır, hastalığın süresi ve şiddetini azaltır.</p>
<p>Atopik egzama klasik şekillerin dışında avuç içi, el sırt ve  parmaklar ve ayaklarda kabuklanma, sızıntı, kalınlaşma şeklinde de  görülebilir.</p>
<p><strong>Atopik Dermatitle ilgili sorular ve yanıtları: </strong></p>
<p><strong>Bu durum alerjikse yiyeceklerin rolü nedir</strong>?</p>
<p>Kişiden kişiye değişmekle birlikte bazı gıdalar özellikle de astımlı  bebek ve çocuklarda yakınmaları arttırır. Gıdaları denetlemek faydalı  olabilir. Ani reaksiyonlara neden olan gıdalardan uzak durulmalıdır.</p>
<p><strong>Çevresel faktörler önemli midir ve nasıl önlem alınabilir?</strong></p>
<p>Temas alerjenleri (ör: sabun, metal) veya havayoluyla gelen  alerjenlerin (ev tozu akarı, polen) uzaklaştırılması fayda sağlayabilir.  Bazen toz taşıyan eşyalar (tüylü yastık, örtü, boyun atkısı, yatak  örtüleri, yorgan, battaniye, halı, kilim, kumaş perde, yün ve diğer  kumaşlı eşyalar) atopik egzamayı arttırabilir.</p>
<p><strong>Aşı yöntemi saman nezlesindeki gibi faydalı mıdır?</strong></p>
<p>Deri şikayetlerini arttırabilir.</p>
<p><strong>Bu durumun tedavisi için ne yapılması gerekir?</strong></p>
<p>Bir deri hastalıkları uzmanına başvurmanız gereklidir. Doktorunuz  size alerjen ve tahriş edici maddelerden korunmada yol gösterecek ve  doğru ürünlerle banyo alınması ve cilde uygun nemlendirici kullanımını  tavsiye edecektir. Kış aylarında nemin azalması, kuruluğun artması  nedeniyle atopik dermatit alevlenebilir. Yaz aylarında ise ani sıcaklık  değişimleri, terleme artışı atopik egzamayı tetikleyebilir. Her iki  durumda da doktorunuz size çeşitli tedavi seçenekleri ve bakım önerileri  sunacaktır.</p>
<p>Atopik dermatit sık karşılaşılan bir dermatolojik tablodur. Tedavi edilmediği takdirde yaşam kalitesini azalttığı gibi, <strong>bebeğin büyüme gelişimini de olumsuz etkileyebilir</strong>. Bu nedenle egzama durumunda mutlaka bir dermatoloji uzmanından destek almanız gerektiğini unutmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/egzama-bebeklik-doneminde-baslayabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde obeziteyi önlemenin yolları</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-obeziteyi-onlemenin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-obeziteyi-onlemenin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 19:48:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1920</guid>
		<description><![CDATA[Yaşamın ilk iki yılı, büyümenin ve gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir ve bu dönemdeki sağlıklı beslenmenin tüm yaşam üzerine etkisi vardır.Çocukluk çağında sağlıklı beslenme, çocuğun erişkin yaşta genetik potansiyeline uygun bir vücut yapısına erişebilmesi ve sağlıklı bir erişkin olabilmesi için de gereklidir. Yaşamın ilk iki yılı, büyümenin ve gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir ve bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.bebeksagligi.net/resimler/resim-161398.jpg" alt="Bebeklerde obeziteyi önlemenin yolları" width="80" height="80" />Yaşamın  ilk iki yılı, büyümenin ve gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir ve bu  dönemdeki sağlıklı beslenmenin tüm yaşam üzerine etkisi vardır.<img title="Daha fazla..." src="http://www.bebeksagligi.net/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><strong>Çocukluk  çağında sağlıklı beslenme, çocuğun erişkin yaşta genetik potansiyeline  uygun bir vücut yapısına erişebilmesi ve sağlıklı bir erişkin olabilmesi  için de gereklidir.</strong> Yaşamın ilk iki yılı, büyümenin ve gelişmenin  en hızlı olduğu dönemdir ve bu dönemdeki sağlıklı beslenmenin tüm yaşam  üzerine etkisi vardır.<span id="more-1920"></span></p>
<p><strong>Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü&#8217;nden Uz. Dr. Dicle İnanç</strong>, bebeklerin beslenme düzeninde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Obezite, Kanser ve Damar Sertliğine Karşı Anne Sütü</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü [DSÖ], anne sütü ile beslenmenin 2 yaşına kadar  sürdürülmesini önermektedir. İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen  bebeklerde başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın  görülme sıklığı azalmakta, beyin gelişimi daha iyi olmaktadır.Yine anne  sütü ile beslenen çocuklarda ileri yaşlarda <strong>allerji, obezite, tip 1 diyabet, kanser, ateroskleroz [damar sertliği]</strong> gibi hastalıklara daha az rastlanmaktadır.</p>
<p><strong>Beden Kitle Endeksi 95&#8242;in Üzerindeyse, Obez</strong></p>
<p>Obezite [şişmanlık] enerji alımının, enerji harcamasını aştığı  durumlarda ortaya çıkan aşırı ve orantısız yağ depolanmasıdır. Obez  çocukların büyük bir bölümünde altta yatan önemli bir neden bulunmaz,  bunlar  &#8216;basit veya eksojen obezite&#8217; olarak adlandırılır. Hormonal,  genetik veya diğer nedenlerden dolayı ortaya çıkan obeziteye ise  &#8216;sekonder ikincil obezite veya endojen obezite&#8217; denir. Yaşla  değişebilmekle birlikte normal kişilerde vücut ağırlığının 1\4 -1\ 6  arasında değişen bir oranı yağ dokusudur. Yağ  dokusu ilk 2 yaşta  fazladır, bu dönemden sonra giderek azalır ve 7-8 yaşlarından sonra  tekrar artmaya başlar ve çocuk ergenlik dönemine girmeye hazır hale  gelir.</p>
<p>Çocuklarda obezitenin değerlendirilmesinde boya göre ağırlık ve vücut  yağ kitlesini yansıtan ölçümler kullanılır. Buna göre tanımlama  yapılacak olursa obezite; çocuğun ağırlığının boyuna uyan ideal  ağırlıktan %20 fazla olmasıdır. Vücuttaki yağ kitlesini direkt olarak  ölçen yöntemler zor ve pahalı olduğundan, sonuçları direkt yöntemlere  paralellik gösteren &#8216;beden kitle indeksi&#8217; (BKİ) kullanılır. Bu indeks  vücut ağırlığının boyun metre cinsinden karesine bölünmesi ile elde  edilir (ağırlık/boy2). Çocuklar için yaşa ve cinse göre geliştirilmiş  BKİ persentil eğrileri vardır. Bu eğrilere göre değerlendirildiğinde  BKİ›95 olan çocuklar obez olarak kabul edilirler.</p>
<p><strong>Obezite, Yaşam Süresini Kısaltan Etkenlerdendir </strong></p>
<p>Şişmanlık ile hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet  gibi birçok hastalık arasında her yaş grubunda sıkı bir ilişki olduğu,  şişman kişilerde yaşam süresinin kısaldığı, ayrıca erişkin şişmanların  büyük çoğunluğunda bu durumun başlangıcının çocukluk yaşlarına uzandığı  iyi bilinmektedir. Bu nedenle çocukluk yaşlarındaki şişmanlık günümüzde  önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Toplum sağlığının geleceği yönünden  büyük risk taşıyan bu  durum nedeniyle rutin sağlık kontrollerinde  çocukların vücut ağırlığı ve ağırlıktaki artış çocuk doktorları  tarafından dikkatle izlenmeli ve gerekli önlemler alınmalı, aileler bu  konuda mutlaka uyarılmalıdır.</p>
<p><strong>Obezitede Rolü Olan Faktörler</strong></p>
<p>1-Genetik Faktörler; bazı çocuklar ailesel olarak obeziteye daha yatkındır.<br />
2-Çevresel Faktörler:  aktivite azlığı, ailenin gelir durumu, hareket azlığı, TV seyretme<br />
3-Beslenme Bozukluğu, fazla kalori alınması<br />
4-Psikolojik Faktörler; aile içi ve arkadaş çevresindeki olumsuzluklar</p>
<p><strong>Anne Babanın Kilosu da Önemli</strong></p>
<p>Obezite tanısında çocuğun boya göre tartısı kadar vücut yağı oranı, çocuğun boyu ve anne-babasının tartısı da önemlidir.</p>
<p><strong>Obez Çocuklar Ergenliğe Daha Erken Giriyor</strong></p>
<p>Obez çocuklar genellikle ergenliğe daha erken girerler, yaşıtlarına  göre uzun boylu olsalar bile, epifiz kıkırdakları daha erken kapanarak  biraz daha kısa boylu olabilirler. Özellikle obez kızlarda insülin  direnci gelişerek yumurtalık kistleri gelişebilir ve ileride adet  düzensizlikleri ve aşırı tüylenme görülebilir.</p>
<p>Karaciğerde yağlanma ve safra taşı oluşumu daha sıkdır. Obez  çocuklarda boyun ve göğüs bölgesindeki aşırı yağ birikimi solunum  yollarına baskı yapar ve uykuda soluk alıp verme bozulabilir, obstruktif  uyku apne sendromu gelişir ve uykusuz kalan çocukların okul başarısı  düşer.</p>
<p><strong>Yaşa Uygun Diyet ve Aktivite Programı </strong></p>
<p>Tedavide yaşa uygun kalorili ve diyetisyen kontrolünde bir diyet ve  aktivitenin arttırılması esastır. Bu dönemde ayrıca büyüme ve  gelişmelerinin düzenli olarak izlenmesi de önemlidir. Aktivite  arttırılması için öncelikle televizyon ve bilgisayar başında geçirilen  saatlerin azaltılması gereklidir. Bu sürenin günde toplam 1,5 – 2 saati  geçmemesi uygundur.</p>
<p>Çocukların doğal aktivitelerini yapabilecekleri ortamların  hazırlanması çok önemlidir. Obezite nedeniyle kendisiyle ya da  çevresiyle sorun yaşayan obez çocuğun yemek ve aktivite  alışkanlıklarında önemli değişiklikler yapması kolay olmayabilir. Bunun  için aile ve yakın çevre desteğine ihtiyaç vardır.</p>
<p><strong>OBEZİTEYİ ÖNLEMEYE YÖNELİK YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ</strong></p>
<p>• Yaşamın ilk 6 ayında bebekler yalnız anne sütü ile beslenmeli<br />
• Bebek doyduktan sonra mamayı bitirmek için zorlanmamalı<br />
• Çocukluk çağında yüksek kalorili gıdalardan kaçınılmalı<br />
• Şekerli ve gazlı içecekler yerine su,  ayran, süt tercih edilmeli<br />
• Çocuklara sebze yemekleri, baklagiller ve salata yeme alışkanlığı kazandırılmalı<br />
• Düzenli öğünler halinde yemek yeme alışkanlığı edinilmeli (3 ana 3 ara), öğün atlanmamalı (özellikle kahvaltı)<br />
• Yemekler yavaş ve iyice çiğnenerek yenmeli, gelişigüzel atıştırmalardan kaçınılmalı<br />
• Bol su içilmeli<br />
• Hazır besinlerden uzak durulmalı<br />
• Çocukların okul kantinlerinden beslenmesi önlenmeli, mümkünse kantinlerde satılanlar denetlenmeli<br />
• Asansör yerine merdiven kullanılmalı<br />
• Yakın mesafelere yürüyerek gitmeli<br />
• Televizyon ve bilgisayar başında geçirilen süre kısıtlanmalı<br />
• Her fırsatta ve hafta sonları spor yapmalı<br />
• Beden eğitimi dersleri özendirilmeli ve artırılmalı<br />
• Çocuklar erken yaşlardan itibaren anne ve babalarının beslenme tarzını taklit ettiğinden, ebeveynler olarak iyi örnek olunmalı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-obeziteyi-onlemenin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun konuşması geciktiyse&#8230;</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/cocugunuzun-konusmasi-geciktiyse.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/cocugunuzun-konusmasi-geciktiyse.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 19:45:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğunuzun]]></category>
		<category><![CDATA[geciktiyse]]></category>
		<category><![CDATA[konuşması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1917</guid>
		<description><![CDATA[Gecikmiş konuşma bir çocuğun yaşıtlarıyla benzer konuşma becerilerini sağlayamaması olarak tanımlanabilir. Bir çocuk yaşıyla uyumlu beklenen konuşmayı sağlayamıyorsa bu bir &#8216;konuşma bozukluğu&#8217; olabilir.Memorial Ataşehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Yezdan Fırat, çocuklarda gecikmiş konuşma hakkında bilgi verdi ve anne babalara tavsiyelerde bulundu. Gecikmiş konuşma bir çocuğun yaşıtlarıyla benzer konuşma becerilerini sağlayamaması olarak tanımlanabilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.bebeksagligi.net/resimler/resim-52556.jpg" alt="Çocuğunuzun konuşması geciktiyse..." width="80" height="80" />Gecikmiş  konuşma bir çocuğun yaşıtlarıyla benzer konuşma becerilerini  sağlayamaması olarak tanımlanabilir. Bir çocuk yaşıyla uyumlu beklenen  konuşmayı sağlayamıyorsa bu bir &#8216;konuşma bozukluğu&#8217; olabilir.<img title="Daha fazla..." src="http://www.bebeksagligi.net/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><strong>Memorial  Ataşehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Yezdan Fırat,  çocuklarda gecikmiş konuşma hakkında bilgi verdi ve anne babalara  tavsiyelerde bulundu.</strong></p>
<p>Gecikmiş konuşma bir çocuğun yaşıtlarıyla benzer konuşma becerilerini  sağlayamaması olarak tanımlanabilir. Bir çocuk yaşıyla uyumlu beklenen  konuşmayı sağlayamıyorsa bu bir &#8216;konuşma bozukluğu&#8217; olabilir, veya  &#8216;gelişimsel dil gecikmesi&#8217; olabilir. Herhangi bir organa bağlı olarak  konuşmada bozukluk olmasına &#8216;organik konuşma bozukluğu&#8217;, herhangi bir  organda bozukluk olmadan ortaya çıkan duruma <strong>&#8216;işlevsel konuşma bozukluğu&#8217;</strong> denir.<span id="more-1917"></span></p>
<p><strong>KONUŞMA BOZUKLUĞU KULAK BURUN BOĞAZ KAYNAKLI OLABİLİR</strong></p>
<p>Bir çocukta konuşmanın olabilmesi için dil (lisan) becerisi gelişmiş  olmalı, ses üretimi yapılabiliyor olmalı ve konuşma işlevini yerine  getirecek organlarda bozukluk olmamalıdır. Bu durumda zekâ, işitme,  görme, ağız boşluğu, üst hava yolları, akciğerler ve bunları besleyen  sinir sistemi ve kas sisteminin doğal olması gerekir. Bu nedenle  gecikmiş konuşması olan bir çocukta konuşma bozukluğu varlığının  belirlenmesi için göz, kulak burun boğaz, beyin, sinir sistemi ve kas-  iskelet sistemi problemleri araştırılmalıdır.</p>
<p>Konuşmada gecikmenin en önemli nedenlerinden biri işitme azlığı  olmasıdır. İşitme azlığı doğumsal olabileceği gibi sonradan kazanılmış  da olabilir. Çocuk daha önceden duyarken yeni başlayan bir işitme azlığı  olabilir. Çocuğun yüksek sesleri duyması, bazı sesleri (sadece pes  sesler, sadece tiz sesler) duyması o çocukta işitme kaybı olmadığını  göstermez ancak konuşmanın başlamamasına neden olabilir.</p>
<p>Bu nedenle konuşmasında gecikmeden şüphelendiğimiz çocukta detaylı bir işitme değerlendirmesi yapmak esastır. <strong>Edinsel (sonradan olma) işitme kaybının </strong>en  sık nedeni sık üst solunum yolu geçiren çocuklarda orta kulak  havalanmasının bozulmasıyla ortaya çıkan durumlardır. Bunun yanında fark  edilmeyen bir (submukozal) damak yarığı, dil bağı varlığı gibi ağız içi  problemleri de geç konuşma veya konuşma bozukluğu yapabilir.</p>
<p>KBB, çocuk nörolojisi ve çocuk psikiyatrisi, bu çocuklardaki  patolojiyi ortaya koymak için birlikte çalışır. Organik bozuklukların  olmadığı saptanan çocukta problem işlevseldir. Sorun işlevsel konuşma  bozukluğu olabilir veya gelişimsel dil gecikmesi olabilir. İşlevsel  (fonksiyonel) konuşma bozukluğunda ise herhangi bir organik neden  yoktur. Bu durumda da en çok psikiyatrik rahatsızlıklar araştırılmalıdır</p>
<p><strong>ÇOCUK &#8216;BEKLE-GÖR&#8217; YÖNTEMİ İLE TAKİP EDİLEBİLİR</strong></p>
<p>Konuşma için tüm bireyler içinde bulunduğu topluma ait olan dili  (lisan) kullanır. Çocukta dil gelişiminin tamamlanabilmesi için  öncelikle dili anlamalı, sonra dili kullanabilmelidir.  Biz bunlara  &#8216;alıcı dil&#8217; ve &#8216; ifade edici dil&#8217; diyoruz. Henüz konuşamayan bir çocukta  dili anlamanın gelişmiş olmasını bekleriz. Eğer alıcı dil becerisi  gelişmişse kabaca beyin ve sinir sistemi açısından bir sorun olmadığı  düşünülebilir.</p>
<p>Böyle bir çocuk henüz konuşmamaktadır ancak <strong>&#8216;bana topu getir&#8217;</strong>, <strong>&#8216;oyuncağını dolaba koy&#8217;</strong> gibi komutları yerine getirebilmektedir. Alıcı dili gelişen ancak ifade  edici dili henüz oluşmamış 18-20 aylık çocuklarda gelişimsel dil  gecikmesi olabilir. Bu durumda çocuk &#8216;bekle-gör&#8217; yöntemiyle izlenebilir  ancak bu arada diğer patolojiler araştırılarak dışlanmalıdır. Bu  çocuklarda genelde ailede geç konuşan ana, baba veya kardeş öyküsü  mevcuttur.</p>
<p><strong>GECİKMİŞ KONUŞMADAN ŞÜPHELENİLECEK DURUMLAR  NELERDİR? &gt;&gt;&gt;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/cocugunuzun-konusmasi-geciktiyse.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sizde Bebek Sahibi Olmaya Hazır mısınız?</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/sizde-bebek-sahibi-olmaya-hazir-misiniz.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/sizde-bebek-sahibi-olmaya-hazir-misiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 19:44:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek istemek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sahibi olmak]]></category>
		<category><![CDATA[hazırmısınız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1915</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik, bebeğin ilk kalp atışlarının, ilk tekmelerinin sevinciyle gelen gerçek anlamda özel bir dönem; aynı zamanda çok da zahmetli! Vücut kendini bir bebeğin doğumuna hazırlarken, hormonlarda meydana gelen değişiklikler hem fiziksel hem de duygusal değişimlere yol açıyor. Elele Çocuk ve Aile Psikolojik Danışmanlık, Gelişim ve Eğitim Merkezi Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı Bihter Mutlu Gencer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.bebeksagligi.net/wp-content/uploads/2010/05/sm-daha-kucuk-yalniz-yatarsa-korkar-201.jpg"><img class="alignleft" title="sm-daha-kucuk-yalniz-yatarsa-korkar-201" src="http://www.bebeksagligi.net/wp-content/uploads/2010/05/sm-daha-kucuk-yalniz-yatarsa-korkar-201.jpg" alt="" width="150" height="100" /></a>Hamilelik,  bebeğin ilk kalp atışlarının, ilk tekmelerinin sevinciyle gelen gerçek  anlamda özel bir dönem; aynı zamanda çok da zahmetli! Vücut kendini bir  bebeğin doğumuna hazırlarken, hormonlarda meydana gelen değişiklikler  hem fiziksel hem de duygusal değişimlere yol açıyor. Elele Çocuk ve Aile  Psikolojik Danışmanlık, Gelişim ve Eğitim Merkezi Psikolog ve Özel  Eğitim Uzmanı Bihter Mutlu Gencer anne olmaya hazırlananlara önerilerde  bulunuyor.<span id="more-1915"></span></p>
<p>Hamilelikte birçok fiziksel değişiklik yaşanır. Tad ve koku alma  duyularının farklı çalışmasıyla mide bulantıları başlar. Ancak bedensel  değişimler kadar duygusal iniş çıkışlar da görülür, mizaç değişiklikleri  oluşur. “İyi bir anne olabilecek miyim?” sorusu ise her anne adayı için  hatırı sayılır bir endişe kaynağıdır. B,hter Mutlu, “Yaşanan bu  değişimler kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir, hatta apayrı  uçlarda olabilir. Bazı kadınlar oldukça mutlu ve enerjik iken,  bazılarında sürekli bir yorgunluk hissi hakim olur. Bazı kadınlar  otobüste kendisine yer verilmesi, elindeki paketlerin taşınması gibi  davranışlar karşısında son derece mutlu olurken, bazıları tersine  kendilerini aciz ve güçsüz hissedebilirler. Bu sürecin duygusal olarak  nasıl geçirileceği anne adayının ve eşinin bir bebek sahibi olmaya, bu  dönemin getireceği fiziksel değişimlere ve duygusal iniş çıkışlara ne  kadar hazır olduğuyla elbetteki doğrudan ilişkisi var. Yine de  hamileliğin getirdiği bütün bu değişimlerle başetmeye çalışırken bebek  için duygusal olarak hazırlanmak oldukça güçtür.” diyor.</p>
<p><strong>Bebeğe hazırlanmak ne demek?</strong></p>
<p>Bu sorunun yanıtını Bihter Mutlu şöyle veriyor: &#8220;Bir danışanım,  &#8216;bebeğe hazır olduğumu düşünürdüm hep, hiç te hazır olmadığımı o doğduğu  zaman anladım; bebek dediğin yatırırsın uyur, yedirirsin yer,  giydirirsin, saçını tarayıp kurdele takarsın, ben böyle sanırdım&#8217;  demişti. Elbetteki bu süreçle ilgili kitaplar okumak, seminerlere  katılmak gibi aktiviteler kişileri bebeğe hazırlamaya yardımcı olur.  Ancak “bebeğe hazırlanmak&#8221; konusu için yapılacak en yararlı işlerden  biri eşlerin bebekle ilgili iletişimidir.”</p>
<p>Bebeğe hazırlanmak genellikle evin bir odasını bebek için  değiştirmek, duvar kağıdı, mobilya seçimleri, bebek giysileri, bebek  arabası gibi ihtiyaçlar için alışverişe çıkma gibi algılanır. Tüm bunlar  zevkli ve heyecanlı hazırlıklar, ancak anne baba adaylarının aynı  zamanda psikolojik olarak ta hazırlık yapmaları, bu hazırlığı da  birlikte yapmaları çok önemlidir. Çiftlerin bebekle ilgili beklentileri,  bebek geldiğinde değişecek olan hayatlarıyla, edinecekleri yeni rol  tanımlarıyla, işbölümü ve sorumluluklarla ilgili yapılması gereken  gerçekçi konuşmalar genelde atlanır. Peki bunun için ne yapmak gerekir?  Sorunun yanıtını Bihter Mutlu şöyle veriyor: “Eşler öncelikle neden  çocuk sahibi olmak istediklerini birbirlerine sormakla konuşmaya  başlayabilirler. Bu çocuğu aynı nedenlerle mi istediklerini  tartışabilirler. Ayrıca, bebek deyince akıllarında hangi imajın  oluştuğunu konuşabilirler. Akıllarında mama sandalyesinde bir bebek mi  yoksa bir okul çocuğu imajı mı oluşuyor? Bazen eşlerden birinde henüz  bir çocuk sahibi olmaya karar verme aşamasında bile çocukla ilgili  planlar akılda oluşmuş olabiliyor. “Ata mı binse, baleye mi gitse yoksa  piyano mu çalsa acaba? Hangi yuvaya, sonra da hangi özel okula gitse?  Diğer eşin ise bu tip bir plan aklına bile gelmemiş olabiliyor. Eşlerin  çocuklarını yetiştirme yöntemleri, vermek istedikleri değer yargıları  nelerdir? İşte bu ve buna benzer soruların cevapları arasındaki  uçurumlar, hamilelik sırasında ve bebek doğduktan sonra ilişkileri  olumsuz etkiliyor. Cevaplar tıpatıp aynı olmasa bile böyle bir  iletişimle birlikte anne baba adaylarının akıllarındaki bebek ve çocuk  imajları paralel bir duruma ulaşabilir. Böylece, sağlıklı ve gerçekçi  bir platformda, artık &#8216;aynı çocuk&#8217; için heyecanlanmaya ve plan yapmaya  başlayabilirler. Bebekleriyle sağlıklı bir iletişim kurabilmenin de  adımlarını sağlam atmış olurlar.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/sizde-bebek-sahibi-olmaya-hazir-misiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Gaz Sancızı Nasıl Giderilir Püf Noktalar</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-gaz-sancizi-nasil-giderilir-puf-noktalar.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-gaz-sancizi-nasil-giderilir-puf-noktalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 19:38:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[gaz]]></category>
		<category><![CDATA[gaz sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[sancı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1913</guid>
		<description><![CDATA[Gaz sancısı, bebeklerde genel olarak bebeğin sindirim sisteminin sonradan alınan gıdalara alışma safhasında çokça raslanan bir rahatsızlıktır. bebeklerde gaz problemi belirtileri ise şunlardır. * Bebekte ani, bağırarak ağlamalar görülür * Bebek ayaklarını karnına doğru çekerek ağlar * Bebeğin karnında gazdan kaynaklanan şişkinlik ve sertlik elle dokunulunca hissedilebilir. * Bebek dakikalarca susmaz ağlaması uzun sürer * [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.bebeksagligi.net/wp-content/uploads/2010/05/gaz_sancisi.jpg"><img class="alignleft" title="gaz_sancisi" src="http://www.bebeksagligi.net/wp-content/uploads/2010/05/gaz_sancisi.jpg" alt="" width="131" height="104" /></a> Gaz sancısı, bebeklerde genel olarak bebeğin sindirim sisteminin  sonradan alınan gıdalara alışma safhasında çokça raslanan bir  rahatsızlıktır. bebeklerde gaz problemi belirtileri ise şunlardır.<img title="Daha fazla..." src="http://www.bebeksagligi.net/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /></p>
<p>* Bebekte ani, bağırarak ağlamalar görülür<br />
* Bebek ayaklarını karnına doğru çekerek ağlar<br />
* Bebeğin karnında gazdan kaynaklanan şişkinlik ve sertlik elle dokunulunca hissedilebilir.<br />
* Bebek dakikalarca susmaz ağlaması uzun sürer<br />
* Ağlama çoğunlukla akşam saatlerine denk gelir, gece vakti şiddetlenir<br />
* Bebek son derece huzursuzdur,<span id="more-1913"></span></p>
<p><strong>Bebeklerde gaz sancısı nasıl giderilir.</strong></p>
<p>Bebek özellikle ilk aylarda mutlaka anne sütü ile beslenmelidir.  mecbur kalmadıkça mama kullanılmamalıdır. Anne yediği ve içtiğinin  sütüne karışacağını unutmamalı ve beslenmesine azami dikkat etmelidir.  Annenin uygun beslenmesi bebeğin gazının az olmasını sağlayacaktır. Bu  sebeple anne acı, baharatlı yiyeceklerden uzak durmalı, soğan gibi gaz  yapıcı gıdaları tüketmemelidir. Emzirme sonrası mutlaka bebeğin gazı  çıkarılmalıdır. bunun için uygun gaz çıkarma yöntemleri uygulanabilir.  bebeklerin rahatlamasını sağlayan gaz giderici ilaçlar ve damlalar  kullanılabilir. eczanelerde bebeklerde gaz giderici bitkisel ilaçlar  mevcuttur. kullanılması bebeği rahatlatacaktır.</p>
<p>bebeklerde gaz yapan yiyecekler nelerdir?</p>
<p>bebeğini emziren bir anne özellikle bebeğin ilk dört ayında gaz yapan yiyeceklerden uzak durmalıdır.<br />
soğan, kuru fasulye, karnabahar, kepekli yiyecekler, lahana, portakal,  greyfurt gaz yapabilir. ayrıca anne kafein içeren içeceklerden,  çikolata, çay gibi hem gaz yapan, hem de bebekte uykusuzluğa ve  huzursuzluğa sebep olan gıdalardan uzak durmalıdır..<br />
Ayrıca anne nikotin, yani sigara kullanmamalıdır.</p>
<p>Şu asla unutulmamalıdır ki gaz sancısı hemen hemen bütün bebeklerde  görülmektedir ve bebeğin üçüncü ayından sonra yavaş yavaş kaybolacaktır.  Anne ve babalar gereksiz paniye kapılmamalı, sakin olmalıdırlar. Çünkü  anne ve babanın gergin olması da bebeğe olumsuz yansımaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-gaz-sancizi-nasil-giderilir-puf-noktalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde işitme testi</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-isitme-testi.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-isitme-testi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 19:36:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[işitme sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=1909</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerin binde ikisinde işitme problemi görülmektedir. İşitme problemi olan bebekler, erken teşhis edilip, gereken önlemler alınmalıdır. Çünkü bebeklerde sağırlık-dilsizlik gibi  hatta zeka ve gelişim geriliği gibi problemlere sebep olmaktadır . bu bebeple işitme testi mutlaka yapilmalıdır. bebeklerde işitme testi ne zaman yapılır. bebeklerde işitme testi doğumdan hemen sonra hastanede yapılır. eğer yapılmamışsa bir hafta içindde mutlaka yapılmalıdır. bebeklerde işitme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.xbebek.com/wp-content/uploads/2010/08/i%C5%9Fitme-testi.jpg" alt="bebeklerde işitme testi" width="180" height="120" />Bebeklerin  binde ikisinde işitme problemi görülmektedir. İşitme problemi olan  bebekler, erken teşhis edilip, gereken önlemler alınmalıdır. Çünkü  bebeklerde sağırlık-dilsizlik gibi  hatta zeka ve gelişim geriliği gibi  problemlere sebep olmaktadır . bu bebeple işitme testi mutlaka  yapilmalıdır.</p>
<p>bebeklerde işitme testi ne zaman yapılır.</p>
<p>bebeklerde işitme testi doğumdan hemen sonra hastanede yapılır. eğer yapılmamışsa bir hafta içindde mutlaka yapılmalıdır.</p>
<p>bebeklerde işitme testi  nasıl yapılır.<span id="more-1909"></span></p>
<p>Bu işlem  15 dakikada yapılan oldukça basit bir işlemdir, bebeğe  hiçbir rahatsızlık vermez.Yenidoğan bebeğin her  kulağına belli şiddette  sesler verilir. verilen sesleri duyup duymadığı beyin dalgaları  ölçülerek anlaşılır. Testin güvenilirliği yüzde 97 oranındadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/bebeklerde-isitme-testi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşı Takvimi İçin Tıklayınız.</title>
		<link>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/asi-takvimi-icin-tiklayiniz.html</link>
		<comments>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/asi-takvimi-icin-tiklayiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 18:42:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[aşı takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda aşı]]></category>
		<category><![CDATA[iğne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastalikrehberi.net/?p=416</guid>
		<description><![CDATA[ASI TAKVIMI (SAGLIK BAKANLIGI) Normal Aşı Takvimi 2. ayda BCG, Difteri, Boğmaca, Tetanos, (DBT)+Çocuk felci (OPV) 3. ayda DBT+OPV + Hepatit B (HBV) 4. ayda DBT+OPV+Hepatit B 9. ayda Kızamık +Hepatit B 16-24. ayda DBT+OPV İlkokul 1. Sınıf DT+OPV +BCG +Kızamık İlkokul 5. Sınıf Tetanos Lise 1. Sınıf Tetanos Erişkin Tetanos (yaşam boyu 10 yıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/01/cocuklarda-asi-takvimi-f22a02b2-mszi.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-415 alignleft" title="cocuklarda-asi-takvimi-f22a02b2-mszi" src="http://www.hastalikrehberi.net/wp-content/uploads/2010/01/cocuklarda-asi-takvimi-f22a02b2-mszi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>ASI TAKVIMI (SAGLIK BAKANLIGI)</p>
<p>Normal Aşı Takvimi</p>
<p>2. ayda BCG, Difteri, Boğmaca, Tetanos, (DBT)+Çocuk felci (OPV)<br />
3. ayda DBT+OPV + Hepatit B (HBV)<br />
4. ayda DBT+OPV+Hepatit B<br />
9. ayda Kızamık +Hepatit B<br />
16-24. ayda DBT+OPV<span id="more-416"></span></p>
<p>İlkokul 1. Sınıf DT+OPV +BCG +Kızamık<br />
İlkokul 5. Sınıf Tetanos<br />
Lise 1. Sınıf Tetanos</p>
<p>Erişkin Tetanos (yaşam boyu 10 yıl aralarla)<br />
Gebelere ilk izlemde 1 doz, 4 hafta sonra ikinci doz tetanoz aşısı<br />
Gebelikte Tetanos (aşılanma durumuna göre gerekiyorsa 1 doz veya 2 doz)</p>
<p>Aşılanma durumu kesin bilinmeyen çocuklar</p>
<p>7 yaştan küçük<br />
İlk karşılaşma DBT+OPV+HBV+BCG+Kızamık (9 aylıktan büyük ise)</p>
<p>1 ay sonra DBT+OPV+HBV<br />
2 ay sonra DBT+OPV<br />
8 ay sonra DBT+OPV+HBV<br />
4-6 yaş DBT+OPV+Kızamık+BCG</p>
<p>7 yaştan büyük<br />
İlk karşılaşma Tetanoz+HBV+OPV+Kızamık</p>
<p>2 ay sonra HBV+OPV+Tetanoz<br />
8 ay sonra HBV+OPV+Tetanoz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastalikrehberi.net/cocuk-hastaliklari/asi-takvimi-icin-tiklayiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

